Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov, Cenevre’deki basın toplantısında, “ABD’nin barış planının Alaska Zirvesi’nde sağlanan anlayışa büyük ölçüde uygun” olduğunu vurguladı. Uşakov, “Plandaki birçok madde bizim için kabul edilebilir, ancak hepsi değil” diyerek, planın tam olarak Rusya’nın taleplerini karşılamadığını belirtti.
Uşakov, Moskova’da gazetecilere, ABD’nin hazırladığı 28 maddelik barış planının içeriği hakkında şu açıklamaları yaptı: “Bize iletilen planı inceledik; Alaska Zirvesi’nde ortaya konulan ortak noktalarla örtüşen bölümler mevcut. Diğer maddeler ise taraflar arasında istişare gerektiriyor.” Bu açıklama, planın henüz tam anlamıyla müzakere aşamasına gelmediğini gösteriyor.

Uşakov ayrıca, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Cenevre’deki müzakerelerden tatmin olduğunu belirten açıklamasına değinerek, “Planla ilgili spekülasyonlar çok, kime güveneceğimizi bilemiyoruz. Ancak bize ulaşan resmi kanallara güveniyoruz” dedi.
Planın uygulanabilirliği konusundaki belirsizlik, Rusya ve ABD temsilcileri arasındaki doğrudan temas ihtimalini de gündeme getirdi. Uşakov, “Amerikalıların yüz yüze görüşme talebi geldi, ancak Moskova’ya kim ve ne zaman geleceğine dair net bir teklif almadık” şeklinde konuştu.
Uşakov, Avrupa’nın Ukrayna krizine yönelik sunduğu planı eleştirerek, “Bu plan bizim için uygun değil” ifadelerini kullandı. Avrupa’nın önerilerinin, Rusya’nın jeopolitik ve güvenlik kaygılarını yeterince göz önünde bulundurmadığını savundu.
Barış planı, önceki ABD yönetimi altında Donald Trump tarafından hazırlanmış ve Kiev’e sunulmuştu. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, planı istişare etmeye hazır olduklarını ve “nihai barışçıl çözüme temel olabileceğini” düşündüklerini belirtti. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ise, plan üzerinde çalıştıklarını ve ülkesinin milli çıkarlarına “asla ihanet etmeyeceğini” vurguladı.
Bu çok taraflı görüşmeler, hem bölgesel hem de küresel güvenlik dinamiklerini yeniden şekillendirebilir. Uzmanlar, planın uygulanması için “tüm tarafların gerçekçi bir istişare sürecine girmesi” gerektiğine dikkat çekiyor.
Analistler, ABD’nin barış planının Alaska Zirvesi’ndeki anlaşma çerçevesinde yeniden şekillendirilmesinin, Rusya’nın “kabul edilebilir” bir çerçeve bulmasına yardımcı olabileceğini öne sürüyor. Ancak, Avrupa’nın alternatif önerileri ve Rusya’nın tam onayı olmadan planın hayata geçmesi zor görünüyor.
Sonuç olarak, Cenevre’deki müzakereler, uluslararası arenada yeni bir dönemin sinyallerini taşıyor; hem diplomatik baskıların hem de jeopolitik çıkarların bir arada değerlendirilmesi gerekecek.