Eski HDP Eş‑Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, “Cumhurbaşkanına hakaret” gerekçesiyle açılan ve dört ayrı dosyanın birleştirildiği davada mütalaa almıştır. Savcı, mütalaasında Demirtaş’ın bu suçtan cezalandırılmasını açıkça talep etmiştir.

Mahkeme, Demirtaş’ın Diyarbakır ve Mersin’deki konuşmalarının “Cumhurbaşkanına hakaret” suçunu oluşturduğunu belirterek bu iki dosyanın birleştirilmesine karar vermiştir. Ancak Ankara ve Mardin’deki ifadelerle ilgili dosyaların birleştirilmesi talebi uygun görülmemiş ve ayrı kalmıştır. Karar, Mersin 14’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde alınmıştır.
Demirtaş, Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunmasına rağmen duruşmaya katılamamıştır. Avukatı ise mahkemenin mütalaasına karşı ek bir süre talep etmiştir. Hakim, Demirtaş’ın sonraki celseye katılmaması halinde “susma hakkını kullandığının kabul edileceği” yönünde bir ihtar vermiş ve duruşmayı 6 Ocak 2026’ya ertelemiştir.
Bu dava, Selahattin Demirtaş’ın tahliyesiyle birlikte ülke gündeminde yeniden tartışılan demokrasi, ifade özgürlüğü ve adil yargılanma konularını da gündeme taşıyor. Parti tabanının ve insan hakları örgütlerinin tepkileri, mahkemenin kararının siyasi yansımaları üzerine spekülasyonları artırıyor.
Mahkemenin bu kararı, hem Türkiye iç siyaseti hem de uluslararası gözlemciler tarafından yakından izleniyor; özellikle “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamalarının sınırları ve uygulama biçimleri üzerine yeni tartışmaların fitilini ateşlediği söylenebilir.