Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Başkanı Ahmet Abdullah Antalyalı, İzmir Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün ev sahipliğinde bir otelde gerçekleşen IPARD III Programı Tanıtım ve Bilgilendirme Toplantısı’nda önemli açıklamalarda bulundu. Antalyalı, IPARD programının 2011’den bu yana kırsal kalkınma, üretim ve insan odaklı planlı ve sürdürülebilir bir yaklaşım ile yürütüldüğünü vurguladı.
“Programı 42 ilden 81’e çıkardık, 26 bin projeyle 105 bin kişiye istihdam sağladık.” diyerek, programın kapsama alanını ve etkisini özetledi.

Antalyalı, hibe oranlarının %75’e kadar çıktığını ve 20 bin avrodan başlayan, 3 milyon avroya kadar çıkan destek paketleri sunduklarını belirtti. Ayrıca KDV, ÖTV gibi vergi muafiyetlerinin de sağlandığını hatırlattı. “Şimdiye kadar vatandaşımıza 2 milyar avro destek verdik, 700 milyon avro da vergi muafiyeti sağladık.” ifadeleri, programın ekonomiye katkısını somut rakamlarla ortaya koydu.
Türkiye genelinde yaklaşık 5 milyar avroluk yatırımın gerçekleştiği belirtilirken, İzmir’in bu süreçte geçen yıl destek ve hibelerden faydalanmaya başladığı ve önümüzdeki dönemde proje bazlı ön plana çıkacağı vurgulandı.
TKDK, İzmir’de 15 projeyi destekleyerek toplam 180 milyon avro hibe verecek. Bu projeler arasında yerinde işleme, pazarlama, ihracat kapasitesini artırma ve sürdürülebilir tarım teknikleri gibi alanlar öncelikli. İhracatı artırma ve yerinde istihdam yaratma hedefi, bölgenin kırsal ekonomisinin güçlendirilmesinde kritik bir rol oynayacak.
Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa Şahin de “TKDK destekleri sayesinde İzmir tarımı daha da güçlenecek, ürünlerimiz katma değerli hâle dönüşecek” diyerek yerel yetkililerin beklentilerini dile getirdi.
Toplantının ardından uzmanlar, IPARD III Programı’nın katma değer yaratma potansiyelini, AB standartlarına uyum ve modern teknoloji entegrasyonu konularını ayrıntılı olarak anlattı. Uzmanlar, “Bu hibe paketleri, sadece finansal destek sağlamakla kalmayıp, çiftçilerin üretimden tüketime kadar olan tüm zincirde rekabet gücünü artırıyor” şeklinde bir ortak görüş bildirdi.
TKDK’nin İzmir’e yönelttiği bu stratejik yatırım, bölgenin tarımsal yapısını modernize ederken, kırsal nüfusun istihdamını da sürdürülebilir bir şekilde artırmayı hedefliyor. Bu kapsamda, tarımda yenilikçi teknolojilerin, organik üretimin ve sürdürülebilir pazarlama stratejilerinin yaygınlaştırılması bekleniyor.
İzmir’in gelecekte Türkiye’nin tarımsal ihracatında daha büyük bir pay alması ve bölgesel kalkınmanın örnek bir model haline gelmesi, TKDK’nin bu büyük hibe paketini hayata geçirmesinin en önemli motivasyon kaynağı olduğunu gösteriyor.