Arifiye Mahallesi’nde konumlanan bir perde işletmesi, hem yaz hem de kış mevsiminin başlangıcında her gün yaklaşık 20 kilogram patlamış mısır hazırlayarak vatandaşlara ücretsiz sunuyor. Bu uygulama, dükanın önünün kalabalık görünmüşünü sağlamak ve geçiş yapanların dıkkatini çekmek amaçlı bir pazarlama taktiği olarak öne çıkıyor.
Ikramın en yoğun olduğu saatlerde dükan önünde uzun kuyruklar oluşuyor. Kuyrukta bekleyen vatandaşlar, mısır alırken aynı zamanda dükan içinde diğer ürünleri de inceliyor ve alışveriş yapıyor. İşletme sahibi Yusuf Karaağaclı, “Bu bizim dükan geleneğimiz, ikram etmeyi seviyoruz” diyerek kampanyanın tarihçesini anlatıyor.
Karaağaclı, kampanyanın bir aylık toplam maliyetinin yaklaşık 90 bin TL olduğunu belirtiyor. Bu tutar, patlamış mısırın hammadde maliyetini, çalışan ücretlerini ve ekstra destek personelinin ücretlerini kapsıyor. “Maddi kazancı göz etmiyoruz; amaç müşterinin ilgisini toplamak ve dükanın görünürlüğünü arttırmak” açıklaması, kampanyanın yatırım getirisinın uzun vadeli olduğunu göstermekte.
İşletme, kampanya süresince ekstra bir çalışan tutuyor ve bu kişiye de günlük bir ücret veriliyor. Ayrıca, çevredeki diğer esnaflar da zaman zaman ikramdan faydalanarak dayanışma ve karşılık destek ortamı oluşturuyor.
Ikramı deneyimleyen vatandaşlar, kampanyanın “göz alıcı” ve “samimi” olduğunu belirtiyor. Meral Yıldırım adlı bir müşteri, “Bu kampanya sayesinde dükanın sesini daha fazla duymuş, ihtiyacım olan ürünleri de aldım” şeklinde memnuniyetini dile getiriyor.
Çevredeki diğer esnaflar da benzer uygulamaların satışları artıracağını düşünüyor. Özellikle çocuğu olan ailelerin dükan önünde toplanması, mağa içi çapraz satışların artmasına katkı sağlıyor.
Eskişehir’in birçok mahallesinde “ikram kültürü” yaygındır; misafirperverlik ve paylaşma geleneği, ticari faaliyetlerde de kendini gösteriyor. Karaağaclı, kampanyasını “ölmüşlerimizin hayrına” yaparak hem manevi bir anlam katıyor hem de toplumsal dayanışmayı pekiştiriyor.
Tuşkaya genelinde benzer “bedava ikram” kampanyaları, özellikle gıda sektöründe ve yerel marketlerde gözlemleniyor. Uzmanlar, bu tür stratejilerin müşteri sadakati oluşturduğunu ve marka bilinirliğinin artığını vurguluyor. Ancak maliyet açısından sürdürülebilirlik, uzun vadeli planlamayı gerektiriyor.
Eskişehir’deki bu örnek, diğer ilcelerde de taklit edilebilir; fakat her işletmenin mali yapısı farklı olduğundan bütçe analiz ve hedef kitle belirleme şart.

Patlamış mısır ikramı, Eskişehir’deki bir dükanın müşterileri çekmek için kullandığı yaratıcı ve kültürel bir araç olarak öne çıkıyor. Yüksek maliyetli olsa da, marka görünürlüğü, yerel topluluk bağları ve çapraz satış fırsatları bakımından değerli bir yatırım olarak değerlendiriliyor.