Serbest Rota Hava Sahası (FRA) uygulaması, uçakların belirlenen giriş‑çıkış noktaları arasında sabit rotalara bağlı kalmadan, en verimli güzergâhı seçebilmesini sağlayan bir sistemdir. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Havacılıkta önemli bir reform niteliği taşıyan Serbest Rota Hava Sahası uygulaması, DHMİ’nin koordinasyonunda bu geceden itibaren ülkemiz hava sahasında kullanılmaya başlanacak” diyerek sürecin resmen başladığını duyurdu.

Bu adım, klasik rota planlamasının sınırlamalarını ortadan kaldırarak, uçuş sürelerinde %5‑10 oranında kısalma, yakıt tüketiminde benzer bir azalma ve dolayısıyla karbon salınımının önemli ölçüde düşürülmesi gibi ekonomik ve çevresel kazanımlar vaat ediyor. FRA’nın ilk aşaması, FL305 ve üzeri irtifalarda uygulanacak ve gece saatlerinde (23:00‑05:00) sınırlı bir deneme süreciyle başlayacak.
Uraloğlu, FRA’ya geçiş sürecinin 2019’da DHMİ tarafından başlatıldığını ve uluslararası standartlarla uyumlu hale getirildiğini vurguladı. Bu kapsamda, Eurocontrol İnovasyon Merkezi’nde Ocak‑Mayıs 2022 döneminde yaklaşık 400 hava trafik kontrolörü katılımıyla gerçek zamanlı simülasyonlar gerçekleştirildi. Bakan, “Bu süreç yeni düzenlemelerin güvenle uygulanmasını, kontrolörlerin sisteme adaptasyonunu ve operasyonel güvenlik analizlerinin başarıyla tamamlanmasını sağladı” diyerek testlerin kritik önemine dikkat çekti.
FRA’nın bu gece başlatılması, 2025‑2026 kış döneminde gece saatlerinde sınırlı bir çalışma dönemine işaret ediyor. 2026‑2027 kış döneminden itibaren ise 24 saat tam zamanlı operasyon hedefleniyor. Uraloğlu, “Sistemin devreye alınmasıyla birlikte hava araçları daha kısa ve verimli rotaları tercih edebilecek” şeklinde açıklamada bulundu. İlk aşamanın geri bildirimleri doğrultusunda, FL305 alt limitinin Avrupa örneklerine benzer şekilde daha düşük seviyelere çekilmesi de değerlendirilecek.
Uzun vadede, FRA’nın 10 000 ft‑FL285 aralığına genişletilmesi planlanıyor. Bu sayede, iç hat uçuşlarında serbest rotanın yaygınlaşması, havalimanları arası daha uygun güzergâhların oluşturulması ve uçuş sürelerinin daha da kısalması mümkün olacak.
Uzmanlar, FRA’nın getireceği yakıt tasarrufu sayesinde yıllık milyonlarca litre yakıtın korunabileceğini ve buna bağlı olarak karbon emisyonunun %3‑5 oranında azalabileceğini öngörüyor. Bu da hem ekonomik açıdan havayolu şirketlerine maliyet avantajı hem de çevresel açıdan sürdürülebilir bir havacılık sektörü yaratma yolunda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. FRA’nın başarılı bir şekilde uygulanması, Türkiye’nin küresel havacılık standartlarına entegrasyonunu hızlandıracak ve bölgesel bir hava sahası hub’ı olma vizyonunu güçlendirecek.