Trabzon’da doğup büyüyen Yağmur Kurak, sık sık hastalanması nedeniyle hastane koridorlarını bir oyun alanı gibi görmüştür. “Sürekli hastanelere gidip gelen bir çocuktum. Uzun süreli yatışlarım da olurdu. Doktor dışında başka bir şey olmak istediğimi hatırlamıyorum.” diyerek, bu ortamın meslek seçiminde belirleyici olduğunu ifade eder.
2013 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazanarak tıp eğitimine adım atan Kurak, yatay geçiş deneyimiyle Konya’daki bir üniversiteye, ardından da Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi’ne geçiş yaptı. Eğitim sürecinde “Biraz gezmeli eğitim öğretim sürecim oldu” diyerek, farklı coğrafyalarda edinilen klinik deneyimlerin kendisini şekillendirdiğini vurguladı.
Tıpta Uzmanlık Sınavı’nı başarıyla geçen Kurak, 2023‑2024 akademik yılında KTÜ Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği’nde uzmanlık eğitimine başladı. Eğitimini bu yıl tamamlayarak, 42 yıl önce kurulan kliniğin ilk kadın beyin cerrahı unvanını elde etti.

KTÜ Farabi Hastanesi’ndeki ameliyathanede, hastalarını kurtarmak için özveriyle çalışan Kurak, “Hareketli bir ortamda doğru yerde doğru şeyler yapıldığında hastaya büyük faydalar sağlanıyor” diyerek mesleğinin getirdiği sorumluluğu anlatıyor. Beyin ve sinir cerrahisinin iki uçlu bir bölüm olduğunu, “Mucizevi şeyleri görmek beni daha da motive ediyor” şeklinde ekliyor.
Prof. Dr. Ertuğrul Çakır, bölümdeki asistanlık sürecinin zor olduğuna ve “Erkek işi gibi algılanıyor” şeklinde önyargıların hâlâ var olduğuna işaret ederken, “Yağmur Hanım ilk kadın uzmanımız oldu. Ondan önce hiç kadın uzmanımız yok” diyerek bu tarihi atlamayı vurguluyor. Kurak’ın başarısı, kadın tıp öğrencileri ve genç cerrah adayları için bir ilham kaynağı haline geldi.
“Her fırsatta kendimi geliştirip daha iyi yerlere gelmeyi planlıyorum.” diyen Kurak, nöro‑cerrahi araştırmalarına ve uluslararası konferanslara katılarak bölgesel sağlık hizmetlerinin kalitesini artırmayı hedefliyor. Ayrıca, “İnsanlar ‘yapamazsın’ dedikçe benim ilgim ve sevgim artıyor” sözleriyle, zorlukların onu daha da güçlendirdiğini belirtiyor.