Antalya İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Muratpaşa ilçesindeki “Zeytinköy” adıyla anılan Yeşildere Mahallesi’nde, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sabahın erken saatlerinde geniş çaplı bir operasyon başlattı. Şafak vakti başlayan operasyon, polis helikopteri, İHA, üç drone ve 35 narkotik dedektör köpeğinin desteğiyle hem havadan hem de karadan yürütüldü. Bu çok yönlü yaklaşımla mahalleye giriş ve çıkış noktaları titizlikle kontrol altına alındı, önceden belirlenen 120’den fazla adrese eş zamanlı baskın düzenlendi.

Operasyonun temelini oluşturan hazırlık süreci, tam dört ay süren teknik takip ve istihbarat çalışmasını içeriyordu. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, bu sürecin “torbacı” olarak bilinen sokak satıcılarının tespit edilmesi, iletişim ağlarının haritalanması ve uyuşturucu madde akışının izlenmesi üzerine kurulduğunu belirtti. Bakan, “Şüphelilerin tüm bağlantıları ve eylem yöntemleri ayrıntılı şekilde ortaya konuldu” diyerek, operasyonun planlama aşamasının ne kadar titiz bir çalışma gerektirdiğine değindi.
Yerlikaya, operasyonun sadece Antalya ile sınırlı kalmadığını, Türkiye’nin 17 ilinde eş zamanlı olarak yürütüldüğünü açıkladı. Toplam 2.753 polis memuru, 609 ekip, bir helikopter, iki İHA, üç drone, bir deniz aracı ve 35 narkotik dedektör köpeği görevlendirildi. Bu sayısal veriler, operasyonun ne kadar geniş bir koordinasyon gerektirdiğini ve devletin uyuşturucu ile mücadelede ne kadar büyük bir kaynak ayırdığını gösteriyor. Sonuç olarak 458 şüpheli gözaltına alındı; gözaltılar arasında gençler, orta yaşlı satıcılar ve örgüt lideri konumundakiler de bulunuyor.
Operasyon sonrası basın mensuplarına yaptığı açıklamalarda Yerlikaya, Türkiye’nin uyuşturucu ile mücadelede ulusal ve uluslararası alanda örnek bir başarı sergilediğini vurguladı. “Göreve geldiğimden bu yana polisimizin, jandarmamızın, sahil güvenliğimizin düzenlediği operasyonlar sonucu 93.279 zehir tacirini tutukladık, 225 ton uyuşturucu madde, 260 milyon adet hap ve yaklaşık 18 ton ara kimyasal ele geçirdik” ifadeleriyle geçmişteki başarıları sayısal verilerle destekledi. Ayrıca Avrupa’da uyuşturucu kullanım oranının %29’a kadar çıktığını, Türkiye’de ise yalnızca %3,1 olduğunu ve ölüm oranlarının da Avrupa’da 24,7 iken Türkiye’de 5,1 olduğunu belirterek, istatistiksel olarak Türkiye’nin mücadelede ne kadar etkili olduğunu gösterdi.
Yerlikaya, “Türkiye, uluslararası veriler ışığında uyuşturucu ile mücadelede önemli bir başarı elde etti” diyerek, ülkenin bu alandaki konumunu güçlendirmeyi hedeflediğini yineledi. Gelecek planları arasında sınır güvenliğinin artırılması, uluslararası istihbarat paylaşımının derinleştirilmesi ve bölgesel iş birliğinin geliştirilmesi bulunuyor. Bakan ayrıca, “Operasyonlarımızla bir tek evladımızın dahi bu bataklığa sürüklenmesine razı değiliz” sözleriyle toplumsal duyarlılığı ön plana çıkardı.
Yerlikaya, uyuşturucu ile mücadelenin sadece sahada yürütülen baskınlarla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda rehabilitasyon, eğitim ve toplumsal farkındalık projelerinin de kritik öneme sahip olduğunu belirtti. “Uyuşturucu meselesi sadece bir güvenlik sorunu değil; toplumsal dokuyu tahrip eden bir sosyal yaradır” diyerek, kurtarılan bir bireyin ailesinin de yeniden bir araya gelmesinin topluma sağladığı olumlu etkileri vurguladı. Bu bağlamda, devletin gençler arasında bilinçlendirme kampanyaları, okul temelli eğitim programları ve bağımlı kişilere yönelik tedavi merkezlerinin kapasitesinin artırılması yönünde çalışmalar yürüttüğü ifade edildi.
458 şüpheli, operasyonun hemen ardından adliyeye sevk edildi ve tutuklama kararları için gerekli yasal süreçler başlatıldı. Şüphelilerin bir kısmı, örgüt içindeki rollerine göre farklı ceza öngörüleriyle yargılanacak. Emniyet yetkilileri, gözaltıların tüm hukuki haklarının korunması ve adil yargılanma süreçlerinin eksiksiz yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
Bu büyük operasyon, Türkiye’nin uyuşturucu ile mücadelede stratejik bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçecek ve benzer operasyonların temelini oluşturacak.