Papa 14. Leo, 27 Kasım 2025 tarihinde, Ortaçağ’ın kanlı mirasını hatırlatan bir programla Türkiye’ye ayak bastı. İznik ve Bursa gibi tarihî şehirlerde yaptığı konuşmalar, hem Katolik dünyasının hem de yerel medyanın yoğun ilgisini çekti.

İlk durağı Ankara olan Papa, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ve Diyanet İşleri Başkanlığı yetkilileriyle bir araya geldi. Ardından İstanbul’da Katolik cemaatinin önde gelen temsilcileriyle ek görüşmeler yaptı. Programın ana odak noktası ise Bursa’nın İznik ilçesinde düzenlenen etkinlikti.
Birinci İznik Konsilinin 1700. yıldönümüne ithafen, farklı Hristiyan mezheplerinin temsilcileri bir araya geldi ve tarihi ayin gerçekleştirildi. Papa Leo, bu ayinde “Tarihin derinliklerinden bir sesle, barış ve diyalog çağrısı yapıyoruz” diyerek konuşmasını sonlandırdı.
Tarihçi Prof. Dr. Erhan Afyoncu, ziyaretin en çarpıcı yönlerinden birinin, Papa Leo’nun 1095 yılında Clermont Konsili’nde yaptığı ünlü “Deus vult!” (Tanrı bunu istiyor!) çağrısını anımsatması olduğunu vurguladı. O konuşma, Papa II. Urbanus tarafından, “Tanrı bunu istiyor!” şeklinde sonlandırılarak, Avrupa’nın büyük bir kalabalığını Kutsal Toprakları geri almak için Müslümanlara karşı savaşmaya yönlendirmişti.
Afyoncu, “Bu konuşma, yaklaşık 200 yıl sürecek Haçlı Seferleri’nin kıvılcımını ateşledi. Sonuç olarak yüzbinlerce Müslüman, Hristiyan ve Yahudi hayatını kaybetti. Orta Doğu’da kurulan Haçlı devletleri ise, uzun süren Türk direnişiyle yok edildi” diye ekledi.
Papa Leo’nun ziyareti, hem tarihsel hem de güncel bir tartışma başlattı. Bazı çevreler, bu ziyareti “tarihî bir kefen” olarak nitelendirirken, diğerleri ise diyalog ve barış çabalarının bir göstergesi olarak gördü. Özellikle genç akademisyenler, “Geçmişin acılarını hatırlamak, bugünün barışını inşa etmemize yardımcı olabilir” şeklinde ortak bir görüş belirtti.
Papa 14. Leo’nun, Haçlı Seferlerini tetikleyen konuşmanın 930. yıldönümünde Türkiye’ye gelmesi tesadüf gibi görünse de, tarihsel hafızanın ve uluslararası din ilişkilerinin yeniden gözden geçirilmesi açısından büyük bir fırsat sundu. Bu ziyaret, geçmişin gölgesinde yeni bir diyalog köprüsü kurma çabalarının sembolü olarak tarihe geçebilir.