Dmitriy Peskov, Moskova’da yerel bir medya kuruluşuna verdiği röportajda, Rusya’nın Ukrayna sorununa dair yürüttüğü diplomatik çabaların sadece Amerika Birleşik Devletleri ile sınırlı olduğunu açıkladı. “Şu aşamada Ukrayna konusundaki müzakereleri sadece ABD ile sürdürüyoruz. Sonuçta asıl mesele ABD Başkanı Donald Trump‘ın barış gücü ve şu anda ortaklarının yürüttüğü çabalar olduğundan, özellikle bu temaslara hazırlanıyoruz” şeklindeki açıklaması, iki ülke arasındaki stratejik iş birliğine işaret etti.

Peskov, ABD’nin Rusya-Ukrayna savaşının sonlandırılmasını hedefleyen yeni bir barış planı taslağı hazırladığını da sözlerine ekledi. Bu planın, özellikle Doğu Avrupa’da istikrarın sağlanması ve çatışma bölgelerinde sivil halkın güvenliğinin temini üzerine odaklandığı bildirildi. Ancak planın Avrupa Parlamentosu (AP) tarafından da incelendiği ve diğer Avrupa ülkelerinin müzakere masasına davet edilmesinin şu an için göz ardı edildiği ifade edildi.
Avrupa Parlamentosu’nun temsilcileri, “Bu durum şu anda kesinlikle dikkate alınamaz” diyerek, çok taraflı bir diyalogun gerekliliğini vurguladı. Avrupa Birliği ülkeleri, Rusya’nın sadece ABD ile müzakere etmesinin bölgesel güvenlik açısından risk taşıdığını belirtti.
Uzmanlar, bu açıklamanın Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve güvenliği açısından belirsizlik yarattığını ve uluslararası toplumun daha kapsamlı bir çözüm arayışına yönelmesi gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, Trump yönetiminin barış sürecinde oynayacağı rolün ne kadar etkili olacağı, hem Washington hem de Moskova’nın iç politikalarında da önemli bir faktör olarak görülüyor.
Öte yandan, Rusya’nın sadece ABD ile görüşmeler yapma stratejisi, Çin ve diğer Asya ülkeleriyle olan ilişkilerine de yeni bir boyut kazandırabilir. Bu durum, küresel güç dengelerinin yeniden şekillenmesine yol açabilir.