ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsey Baran, 29. Dönem Kasım Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda yaptığı açıklamada, Türkiye’nin ekonomik can damarı olan sanayi tesislerinin yoğunlukla bulunduğu Marmara Bölgesi’nin yüksek deprem riski taşıdığını, bu durumun ise GSYH’nin %60’ını etkileyebilecek bir potansiyel zarara yol açabileceğini dile getirdi. “Deprem sarsıntıları hâlâ devam ediyor ve uzmanlar, bir sonraki büyük depremin Marmara’da veya çevresinde gerçekleşebileceği konusunda uyarıyor.” şeklinde uyarıda bulundu.

Baran, Ankara’nın stratejik konumu, gelişmiş altyapısı ve nitelikli iş gücünün, sanayi tesislerini yeni bir merkez haline getirmek için ideal bir ortam sunduğunu vurguladı. “Ankara, sanayi bölgeleri, eğitim kurumları ve lojistik ağlarıyla sanayi kalbinin atacağı yeni nokta olabilir,” diyerek bu vizyonu destekledi.
Baran, “İstanbul’da üretilen GSYH’nin %30’u, Marmara’da ise %60’ı risk altındadır. Sanayi tesislerinin İç Anadolu’ya kaydırılması, sadece ekonomik kayıpları sınırlamakla kalmayıp, aynı zamanda İstanbul üzerindeki ekonomik ve sosyal yükü hafifletecektir.” şeklinde konuştu. Bu taşınmanın, bölgesel kalkınmayı teşvik edeceği ve iç Anadolu’nun işsizlik oranını düşüreceği de beklentiler arasında.
Baran, aynı oturumda Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin de gündemde olduğunu hatırlattı. 1996’dan bu yana değişen küresel ticaret dinamiklerine uyum sağlamak amacıyla, anlaşmanın tarım, hizmetler, e‑ticaret ve kamu alımları gibi yeni sektörleri kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğini belirtti. “Bu modernizasyon, Türkiye’nin AB kamu ihalelerine erişimini artıracak, lojistik kotalarını azaltacak ve yeşil dönüşümün finansmanını hızlandıracaktır,” diyerek geleceğe yönelik beklentileri özetledi.
Baran, dünya ekonomisinin jeopolitik gerilimler, tedarik zinciri kırılmaları ve enerji maliyetleri gibi faktörlerle sarsıldığını, ancak Türkiye’nin bu belirsizliklere rağmen büyüme ivmesini koruduğunu vurguladı. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2025 ikinci çeyreğinde GSYH yıllık %4,8 büyüme kaydederken, IMF ve Dünya Bankası da tahminlerini yükseltti. “Bu performans, doğru politikalar ve stratejik yatırımlarla sürdürülebilir bir kalkınma yolunda ilerlediğimizin bir göstergesidir,” şeklinde son sözlerini söyledi.
Baran, sanayi tesislerinin İç Anadolu’ya taşınmasının, deprem riskini azaltarak ekonomik istikrarı güçlendireceğini, iş gücünün nitelikli bir ortamda toplanmasını sağlayacağını ve uzun vadede Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artıracağını bir kez daha vurguladı. Bu kapsamda, devletin teşvik mekanizmaları, altyapı yatırımları ve bölgesel planlamaların entegrasyonu kritik bir rol oynayacaktır.