Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) ve Polifarma İlaç arasında, Spinal Müsküler Atrofi (SMA) tedavisinde kullanılan Nusinersen etkin maddesinin ve ilacının yerli imkanlarla geliştirilmesi ve üretilmesi için resmi bir protokol imzalandı. Protokol, sadece ilacın sentez aşamasını değil, Ar-Ge, klinik denemeler, üretim tesislerinin altyapı güçlendirilmesi ve kalite kontrol süreçlerini de kapsıyor.

Bu adım, Türkiye’nin yüksek maliyetli ve nadir hastalıkların tedavisinde dışa bağımlılığını azaltma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Protokol, aynı zamanda diğer genetik ve nadir hastalıklar için kullanılan etken maddelerin yerli üretimi hedefiyle genişletilecek bir çerçeve sunuyor.
Kurultayın ikinci gününde, TÜSEB‑Biosys iş birliğiyle geliştirilen Ev Tipi Mekanik Ventilatör ‘Bioxy’ ilk kez tanıtıldı. Bioxy, birden fazla üst‑seviye fonksiyonu tek platformda birleştirerek evde bakım hizmetlerinde devrim yaratmayı amaçlıyor. Hastaların yoğun bakım cihazlarından ayrılarak evlerine taburcu olabilmesi, uzaktan veri iletimi sayesinde doktorların anlık müdahale şansı elde etmesi, ailelere ise büyük bir rahatlık sağlıyor.
SMA gibi nadir ve yüksek maliyetli hastalıkların tedavisinde kritik öneme sahip Nusinersen artık Türkiye’de sentezlenebilecek. TÜSEB‑Polifarma iş birliği, sadece SMA’ya odaklanmıyor; aynı zamanda genetik hastalıklar, metabolik bozukluklar ve onkoloji alanında kullanılabilecek yeni biyoteknolojik moleküllerin geliştirilmesi için de bir Ar‑Ge platformu oluşturuyor. Bu kapsamda, ulusal ve uluslararası akademik kurumlarla ortak çalışmalar, genç bilim insanlarına ve yerli firmalara yeni fırsatlar sunacak.
TÜSEB Başkanı Ümit Kervan, “Klinik çalışmalara başlamak demek, hastalarımızın bu hayati tedaviye ulaşması demektir. Ayrıca, bu değerli molekülün tamamen yerli bir firma tarafından geliştirilmiş olması, ülkemizin biyomedikal alandaki yetkinliğinin bir göstergesidir.” şeklinde konuştu. Kervan, Bioxy ventilatörünün “verileri anlık olarak sağlık merkezlerine göndererek uzaktan müdahale imkanı sağladığını” vurguladı ve bu teknolojinin gelecekte tele‑sağlık ve uzaktan hasta takibi konularında yeni standartlar getireceğini belirtti.
Bu iş birliği, Türkiye’nin biyoteknoloji ve farmasötik sektöründeki rekabet gücünü artırarak ihracat potansiyelini de genişletecek. Avrupa Birliği ve ABD’deki düzenleyici otoritelerle uyumlu kalite standartlarıyla üretilecek Nusinersen, küresel pazarda da yer alabilir ve ülkenin medikal turizm ve sağlık ihracatı stratejisinde kritik bir rol oynayabilir.
Yerli Nusinersen üretimi ve Bioxy ventilatör gibi yenilikçi medikal cihazların hayata geçirilmesi, Türkiye’nin sağlıkta dışa bağımlılığını azaltma, yerli Ar‑Ge kapasitesini güçlendirme ve hastaların yaşam kalitesini artırma hedeflerine büyük katkı sağlayacak. Bu çerçevede, önümüzdeki yıllarda diğer genetik hastalıklar için de benzer iş birliklerinin ortaya çıkması bekleniyor.