1911‑1912 sezonunda İstanbul Ligi’nde ilk kez şampiyon olan sarı‑lacivertli takım, bu başarısını simgeleyen bir bronz kupa ile taçlandırmıştı. Yaklaşık 10 cm çapında olan ve üzerinde hicri 1329‑1330 (miladi 1911‑1912) ibaresi bulunan eser, o dönemin sanat teknikleriyle, özellikle kazıma (grave) yöntemiyle süslenmiştir.
Kupanın, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün yedinci başkanı Arif Emirzade Bey‘e ait olduğu açıklanmıştır. Emirzade, kulüp tarihinde hem futbolcu hem başkan olarak görev yapan tek isim olarak tarihe geçmiştir; bu yüzden kupa, kulübün tarihindeki ilk şampiyonluk kadar, onun kişisel mirası açısından da büyük bir hatıra değerine sahiptir.
“Koleksiyonluk Eserler Müzayedesi” kapsamında gerçekleştirilecek olan satış, koleksiyoncular ve tarih meraklıları arasında büyük ilgi uyandırıyor. Müzayede kataloğunda, kupanın bronz malzeme kalitesi, özgün gravürleri ve tarihsel önemi vurgulanıyor. Açık artırma 7 Aralık’ta gerçekleşecek ve tekliflerin canlı olarak izlenebileceği bir platform sağlanacak.

Fenerbahçe camiası ve tarih tutkunları, kupanın sadece bir spor hatırası değil, aynı zamanda Türkiye’nin erken dönem futbol tarihine ışık tutan bir kültürel miras olduğunu belirtiyor. Uzmanlar, benzer tarihi eserlerin açık artırmalarda yıllık %15‑%20 artışla değer kazandığını ve bu kupanın da benzer bir yol izleyebileceğini öngörüyor.
Bu tarihi kupa, sadece bir madalya değil; Fenerbahçe’nin köklü geçmişinin, Arif Emirzade’nin çift yönlü mirasının ve Türkiye futbol tarihinin bir kesitini temsil ediyor. Açık artırma, bu eşsiz eserin yeni bir sahibine kavuşmasını sağlayacak ve aynı zamanda spor tarihine ilgi duyanların gözdesi olmaya devam edecek.