İzmir’in Konak ilçesinde bulunan Gündoğdu Meydanı, iki gündür taksicilerin ve taksi sahiplerinin sesini duyurmak için bir platforma dönüştü. Korsan taşımacılık yaptığı iddia edilen firma, şehrin ana arterlerinde, otobüs duraklarında ve önemli kavşaklarda billboard reklamlarıyla görünür hâle gelmişti. “İzmir’de iki gündür bir hukuksuzluk yaşıyoruz,” diye konuşan İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, protestonun amacını net bir şekilde ortaya koydu.

Özkan, “Korsan taşımacılık yapan firma, reklamlarını şehrin direklerine, billboardlarına ve ana arterlerine yerleştirerek yasal bir çerçeveye uymayan bir faaliyet yürütüyor. Emniyet mensupları bu firmayı yakaladıkça araçları kapatılıyor, ancak reklamlar hâlâ devam ediyor,” dedi.
Erkan Özkan, aynı zamanda geçen yıl alınmış bir Reklam Kurulu kararına atıfta bulunarak, “Bu karar gereği korsan taşımacılık yapan firmaların reklamları toplatılmalı. Daha önce farklı illerde de benzer girişimler yasaklanmıştı,” şeklinde uyarıda bulundu.
Protestoya katılan taksiciler, elinde pankartlar ve megafonlarla, belediye yetkilileri ve ilgili bakanlıklardan konunun acilen incelenmesini talep etti. Birçok taksi sürücüsü, “Müşterilerimiz güvenli bir hizmet bekliyor, biz de yasalara uygun bir rekabet ortamı isteriz” diyerek seslerini birleştirdi.
İzmir’deki bu protesto, sadece taksi sektörünü değil, şehirdeki reklam mevzuatının uygulanması ve denetim mekanizmalarının etkinliği konusunu da gündeme taşıdı. Şehirdeki diğer esnaf ve vatandaşlar da benzer reklamların göründüğü bölgelerde rahatsızlıklarını dile getirerek, belediyenin ve ilgili kurumların hızlı bir çözüm üretmesi gerektiğini vurguladı.
Yerel medya, protestoyu geniş bir çerçevede ele alarak, korsan taşımacılık suçunun ekonomik ve sosyal etkilerine de değindi. Uzmanlar, bu tür yasa dışı faaliyetlerin şehir trafiğine, yol güvenliğine ve adil rekabete zarar verdiğini belirterek, kapsamlı bir denetim programının hayata geçirilmesini öneriyor.
İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası, önümüzdeki günlerde belediye başkanı ve Ulaştırma Bakanlığı yetkilileriyle bir araya gelerek, sorunun kalıcı bir çözüm bulması için görüşmeler yapmayı planlıyor. Bu süreçte, taksicilerin talep ettiği hukuki ve idari önlemlerin alınması, şehirdeki reklam düzenlemelerinin netleştirilmesi ve denetimlerin sıklaştırılması bekleniyor.
Protestonun etkileri henüz tam olarak ölçülmese de, İzmir’in üç büyük şehri arasındaki konumunu göz önüne alındığında, bu tür bir toplumsal baskının yetkilileri harekete geçmeye zorlayacağı ve benzer olayların önüne geçilebileceği kanaati hakim.