Mersin, Tarsus – Kırklarsırtı Mahallesi Celal Bayar Caddesi No: 135 önünde, sabah saatlerinde bir tüfek patlamasıyla başlayan trajik olay, bölge sakinlerini şok etti. 42 yaşındaki Emine Ç., dört çocuğunun annesi olmanın getirdiği sorumlulukları ve ayrı yaşadığı eşiyle devam eden boşanma sürecini gölgelemişti.
Olayın meydana geldiği sabah, şüpheli A.Ç. evin önüne geldi ve önceden aldırdığı uzaklaştırma kararına rağmen tüfekle peş peşe ateş açtı. Silah seslerini duyan mahalle sakinleri, 24 yaşındaki İ.Ç.‘nin babasının arabasıyla bölgeden uzaklaştığını görüp durumu hemen polis ekiplerine bildirmesiyle olayın fark edilmesi sağlandı.
Polis ve sağlık ekipleri olay yerine intikal ettiğinde, Emine Ç.’nin yaşamını yitirdiği tespit edildi. Cenaze hastane morguna kaldırılan bedeninin ardından şüpheli, ilçe emniyet müdürlüğüne giderek teslim oldu. Olay yerinde bulunan tüfek, şüphelinin daha önce bir site bahçesine bıraktığı araçta bulundu ve güvenlik güçleri tarafından el konuldu.
Şüpheli A.Ç., sorgulama sırasında “Eşim benimle ilgili uzaklaştırma kararı aldığından dolayı bu suçu işledim” diyerek cinayetin motivasyonunu açıkladı. Emine Ç.’nin iki ay önce mahalleye taşındığı ve uzaklaştırma kararının geçen ayın sonunda sona erdiği bilgisi, soruşturmanın odak noktalarından birini oluşturdu.
Mahalle sakinlerinden Birgül Çelik, “Silah seslerini duyduk ve hemen dışarı çıktık, ancak kadın zaten yere yığılmıştı” şeklinde ifadeler verdi. Çelik, Emine Ç.’nin ailesinin yeni taşındığını ve mahallede henüz tanınmadığını belirterek, toplumsal dayanışmanın önemine vurgu yaptı.
Emniyet güçleri, olayla ilgili geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Şüphelinin kullandığı silahın yasal kaydı olmadığı ve gizli silah bulundurma suçlamaları da araştırılıyor. Uzmanlar, uzaklaştırma kararlarının uygulanması ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, benzer vakaların önüne geçilmesi için yasal reform çağrısında bulunuyorlar.
Kadın cinayetlerinin artış gösterdiği bir dönemde, uzaklaştırma kararları hâlâ etkin bir koruma aracı olarak görülse de, uygulamadaki eksiklikler suçluların bu kararları göz ardı etmesine yol açabiliyor. Ulusal istatistikler, 2023 yılında 1.000’den fazla kadının cinayetle sonuçlanan şiddet olayına kurban gittiğini gösteriyor. Uzmanlar, bu tür kararların sadece mahkeme kararlarıyla sınırlı kalmayıp, polis ve sosyal hizmet birimlerinin aktif izleme ve müdahalesiyle desteklenmesi gerektiğini vurguluyor.
Emine Ç.’nin ölümü, Tarsus ve çevresindeki kadınların güvenliği konusundaki duyarlılığı artırdı. Mahalle muhtarları ve sivil toplum kuruluşları, şiddet mağdurlarına yönelik destek hatları ve koruyucu barınakların sayısının artırılması için kampanyalar düzenlemeye başladı. “Bir daha böyle bir trajedi yaşanmamalı” diyen yerel yöneticiler, olayın aydınlatılması ve adaletin sağlanması için kararlı olduklarını belirtti.

Olayla ilgili soruşturma hâlâ sürüyor ve ilerleyen günlerde mahkeme kararının açıklanması bekleniyor.