“Enerjide yapmayı hedeflediğimiz projeler hayata geçtiğinde, Türkiye enerji ithalatını düşürmüş, yeraltı kaynaklarını ve madenlerini geliştirmiş, doğal gazını devreye almış bir ülke olacak” şeklinde vurgulayan Bayraktar, sanayicilerin güçlü altyapısı sayesinde ekonominin 1.6 trilyon değil, 2.6 trilyon dolar seviyesine çıkacağını söyledi.

Bu sözler, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisi’nin Kasım ayı olağan toplantısında yapıldı ve katılımcılar arasında İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan da yer aldı.
Bayraktar, enerjide üçlü bir açmaz – artan talep, dışa bağımlılık ve iklim hedefleri – ile karşı karşıya olduğumuzu belirtti. Son 22‑23 yılda Türkiye’nin enerji talebi 3‑4 kat artarken, ithalat maliyeti 1.2 trilyon dolar seviyesine ulaşmış durumda. 2025 yılı için enerji ithalatının 60‑70 milyar dolar arasında olması bekleniyor. Bu bağlamda enerji bağımsızlığı ve cari açığın azaltılması öncelikli hedefler arasında.
Türkiye’nin rüzgar, güneş, jeotermal ve biyogaz potansiyeli vurgulanarak, 2025 yılına kadar 120 GW kurulu yenilenebilir kapasiteye ulaşma planı açıklandı. Şu anki kurulu güç 38 GW iken, yılda 7‑9 GW yeni kapasite eklemek hedefleniyor. Ayrıca İkinci Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı çerçevesinde 20 milyar dolar kamu‑özel yatırım ve %15 enerji tasarrufu öngörülüyor.
Bayraktar, Türkiye’nin 5 bin ton altın rezervi ve kritik madenler (bakır, nadir toprak elementleri) üzerine stratejik çalışmalara girdiğini belirtti. Eskişehir‑Beylikova’daki rezervlerin, ülkeyi dünya çapında ilk 5 tedarikçi arasına taşıma hedefi bulunuyor. Bu kaynakların katma değerli hâle getirilmesi ekonomiye yeni bir ivme kazandıracak.
Bayraktar, 2026’da petrol ve gaz fiyatlarının daha makul seviyelere inmesi ve Karadeniz’den doğal gaz temininin 15‑16 milyar metreküp kadar artırılmasıyla enerji ithalatının büyük ölçüde azalacağını vurguladı. 2028’e kadar 16‑17 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacının yerli kaynaklarla karşılanması planlanıyor. Bu dönüşüm, Türkiye’nin 3.6 trilyon dolarlık bir ekonomi haline gelmesinin temelini oluşturacak.
“Enerjisiz bir sanayi, büyüyen bir ekonomi mümkün değildir” diyerek, enerji projelerinin ülke rekabet gücünü ve sürdürülebilir büyümeyi nasıl şekillendireceğine dair net bir vizyon sundu.