Türkiye’nin Yenilenebilir Enerji Hedefi: 38 Bin Megavat Kapasite ve 30 Milyar Dolarlık Yatırım

Türkiye’nin Yenilenebilir Enerji Hedefi: 38 Bin Megavat Kapasite ve 30 Milyar Dolarlık Yatırım
Yayınlama: 26.11.2025
2
A+
A-

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin güneş ve rüzgar enerjisi kurulu gücünün 38 000 MW’ı aştığını ve bu seviyenin yaklaşık 30 milyar dolar değerinde bir yatırıma denk geldiğini açıkladı.

Kurulu Güç ve Yatırımın Büyüklüğü

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisi Kasım Ayı Olağan Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin güneş ve rüzgar enerjisi kurulu gücünün 38 bin megavata (MW) ulaştığını duyurdu. Bu rakam, 30 milyar dolar tutarında bir sermaye yatırımıyla hayata geçirilmiş olup, ülkenin yenilenebilir enerji portföyünün ne kadar hızlı genişlediğinin açık bir göstergesidir.

Enerji Talebi, Dışa Bağımlılık ve İklim Hedefleri

Bayraktar, “Enerjide üçlü bir zorlukla karşı karşıyayız” diyerek, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu temel sorunları sıraladı: artan enerji talebi, dışa bağımlılık ve iklim değişikliğiyle mücadele. Elektrik tüketimi 2023’te 350 TWh iken, en muhafazakar tahminlere göre 2050’de 1 050 TWh’ye, yani üç katına çıkacak. Bu bağlamda, 120 bin MW hedefi, 2053 net sıfır emisyon vizyonuyla uyumlu bir stratejik yol haritası olarak tanımlandı.

Enerji Verimliliği: Temiz ve Ucuz Çözüm

Bayraktar, yenilenebilir enerji yatırımlarının yanı sıra enerji verimliliğinin en temiz ve en ucuz enerji kaynağı olduğunu vurguladı. 2017‑2023 yılları arasında 8,5 milyar dolar yatırımla birincil enerjide %14 iyileşme sağlanmış; 2024‑2030 dönemi için ise 20 milyar dolar kamu ve özel sektör yatırımı hedeflenerek %15 tasarruf elde edilmesi planlanıyor. Bu politikalar, sanayiden binalara, ulaşımdan tarıma kadar tüm sektörlerde enerji verimliliği odaklı bir dönüşümü tetikleyecek.

Doğal Gaz ve Petrol Çalışmalarındaki Yeni Dönem

Bayraktar, 2016’dan bu yana yürütülen “Milli Enerji ve Maden Politikası” kapsamında Karadeniz’de gerçekleştirilen büyük doğal gaz keşfi sayesinde, 2023’ten itibaren ev ve sanayide yerli gazın kullanılmaya başlandığını belirtti. Şu anda 4 milyon hanenin gaz ihtiyacı Karadeniz’den karşılanıyor ve bu sayı önümüzdeki yıllarda iki katına çıkacak. 2028’de ise 16‑17 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacının yerli kaynaklardan karşılanması hedefleniyor; bu da ithal gaz harcamalarının ciddi oranda azalmasını sağlayacak.

Petrol açısından ise Gabar sahasında yaklaşık 3 600 mühendisin çalıştığı, günde 80 bin varil petrol üretilen bir tesisin bulunduğu ve bu üretimin yıllık 2 milyar dolar değerinde bir ekonomik büyüklük yarattığı bildirildi. Bakan, Diyarbakır’da yürütülen kaya petrolü arama projelerinin “oyun değiştirici” olma potansiyeline işaret ederek, başarılı olunması durumunda bölgenin bir petrol şehrine dönüşebileceğini öne sürdü.

Madencilik ve Nadir Toprak Elementleri

Türkiye, dünya çapında en zengin 7. madencilik ülkesine sahip olmasına rağmen, hâlâ birçok kritik madeni ithal ediyor. Bayraktar, yerli madencilik ve katma değerli üretimin stratejik öncelik olduğunu vurguladı. “30‑40 tonları bulan yıllık üretimimizi 100 tona çıkarmalıyız” diyerek, hem ekonomiye hem de enerji dönüşümüne katkı sağlayacak bir vizyon çizdi.

Özellikle nadir toprak elementleri konusunda, kamu‑özel‑akademi işbirliğiyle Türkiye’nin dünyanın ilk beş ülkesi arasına girmesi hedefleniyor. Bu çerçevede, ham madde ihracatı yerine ara ve uç ürünlerin geliştirilmesi, yüksek katma değer yaratma stratejisinin temelini oluşturuyor.

Yerlileşme ve YEKA Modeli

Yenilenebilir enerji yatırımlarında yerlileşme öncelik olarak korunuyor. Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) modeli, yerli ekipman üretimini ve teknolojik bağımsızlığı destekleyen somut bir örnek olarak öne çıkıyor. Bayraktar, “Enerjide dışa bağımlılık, arz güvenliği ve iklim hedefleri aynı çatı altında ele alınıyor” diyerek, bu modelin stratejik önemine dikkat çekti.

Gelecek Vizyonu ve Uluslararası Bağlam

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, küresel belirsizliklerin artmasıyla enerjide “Türk Yolu” stratejisinin sürdürülebilir büyüme ve rekabet gücünü korumak için kritik olduğunu vurguladı. “Enerji arz güvenliği, sürdürülebilir büyümenin ön koşuludur” şeklindeki ifadeler, Türkiye’nin hem iç hem de dış politika perspektifinde enerji bağımsızlığını pekiştirme kararlılığını yansıtıyor.

Sonuç olarak, Türkiye’nin 38 bin MW yenilenebilir enerji kapasitesi, 30 milyar dolarlık yatırım, doğal gaz ve petrol konularındaki yerli üretim artışı ve madencilikte stratejik yerlileşme çabaları, ülkenin 2053 net sıfır emisyon hedefine ulaşmasını sağlayacak geniş bir çerçeve sunuyor. Bu kapsamlı dönüşüm, sadece enerji sektörü için değil, tüm ekonominin rekabet gücünü artırarak “yeni bir başarı hikayesi” yazma potansiyelini de taşıyor.

Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.