Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te düzenlenen Kolektif Güvenlik Anlaşması Devlet Başkanları Zirvesi sonrasında basın toplantısı düzenleyerek, Ukrayna savaşının seyrine dair kritik bir açıklama yaptı. Başkan Putin, Ukrayna yönetiminin meşruiyetinin seçim sürecindeki eksiklikler nedeniyle sarsıldığını vurgulayarak, “Ukrayna yönetimiyle anlaşma imzalamak anlamsız” ifadelerini kullandı.
ABD’nin Ukrayna kriziyle ilgili çözüm planı sorulduğunda Putin, “(Ukrayna barış) anlaşma taslağı yoktu” diyerek, ABD’nin 28 maddelik bir plan hazırladığını ve bu planın Cenevre’de iki taraf arasında müzakere edildiğini belirtti. Ancak bu taslağın henüz “nihai versiyonunun” oluşmadığını ve “her şeyi diplomatik bir şekilde ele almamız” gerektiğini sözlerine ekledi.
Avrupa güvenliği konusundaki söylentilere yanıt veren Putin, “Rusya’nın Avrupa’ya saldıracağına dair iddialar bize komik geliyor” ifadelerini kullandı. Avrupa’ya yönelik herhangi bir saldırı planının olmadığını, bu tür iddiaların “iç politikada popülerlik artırma” amaçlı olduğunu belirtti. Ancak, Avrupa güvenliği üzerine ortak bir çalışma talebinin gündeme gelmesi durumunda “hazır olduğumuzu” ifade etti.
Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’de yürütülen Ukrayna konulu müzakereler sorulduğunda Putin, “Orada olağandışı veya gizli bir şey olmadı” dedi. Rus ve Ukraynalı istihbarat servislerinin her zaman iletişim halinde olduğunu ve şu anda “insani konuları, özellikle savaş esirlerinin takasını” ele aldıklarını belirtti.
ABD Başkanı Donald Trump’ın eski özel temsilcisi Steve Witkoff ile Putin’in Yardımcısı Yuri Uşakov arasında 14 Ekim’de gerçekleşen telefon görüşmesinin basına sızdırılması konusuna değinen Putin, bu durumu “suç” olarak nitelendirdi.
Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüşmesinin ardından ortaya çıkan iddialara da Putin, “Bu iddialar yalandır” diyerek yanıt verdi ve Rusya’nın kendi programını sürdürdüğünü vurguladı.
Putin, Ukrayna’daki çatışmaların sona ermesi için tek koşulun “Ukrayna ordusunun işgal ettiği bölgelerden çekilmesi” olduğunu açıkladı. Çekilmezlerse bu durumun “silahlı yolla” çözüleceğini belirtti. Ayrıca Kırım, Donbas ve Novorossiya’nın tanınmasının Rusya ile ABD arasındaki müzakerelerin bir parçası olması gerektiğini savundu.
Putin, askeri durumun stabil hale gelmesinin ardından Ukrayna’da yeni bir devlet başkanlığı seçimi, referandum ve yeni bir anayasa mahkemesi kurulması gerektiğini dile getirdi. Ancak şu anki yönetimin “hukuken imkânsız” olduğunu ve “uluslararası aktörlerin kararlarını kabul etmesi” gerektiğini vurguladı.
Avrupa Birliği’nin Rus varlıklarına el koyma planı üzerine konuşan Putin, bu adımın dünya finans sistemi üzerinde “olumsuz etkileri” olacağını, özellikle Euro bölgesine olan güvenin azalacağını belirtti. Almanya’nın ekonomik durumu göz önüne alındığında, böyle bir durumun “kolay bir sınav olmayacağı” görüşünü paylaştı.
