Türkiye Cumhuriyeti Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “İş gücü piyasamızdaki güçlü görünüm ekim ayında devam ederken, 30 aydır tek haneli seviyelerde seyreden işsizlik oranı, ekonomiye duyulan güveni pekiştirmiştir” diyerek açıklamalarda bulundu. TÜİK verilerine göre, mevsimsel etkiden arındırılmış şekilde işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,1 puan düşerek yüzde 8,5 seviyesine geriledi. Aynı dönemde istihdam edilen kişi sayısı 185 bin kişi artarak 32,8 milyon civarına yaklaştı.

Yılmaz, genç ve kadınların iş gücüne entegrasyonunu hızlandırmak amacıyla yürütülen teşvik programlarının etkisini vurguladı. “Kapsayıcı kalkınma hedefimiz çerçevesinde kadınların çalışma hayatını kolaylaştırıcı, gençlerin eğitimden istihdama geçişini hızlandırıcı adımlar atmaya devam ediyoruz” diyerek, bu politikaların işsizlik üzerindeki olumlu etkilerini öne çıkardı.
Yılmaz, önümüzdeki üç yıllık dönemde iş gücüne katılım oranının artmasını ve istihdamın yıllık ortalama 842 bin kişi daha artmasını hedeflediklerini belirtti. Bu süreçte işsizlik oranının kademeli olarak düşerek 2028 yılında yüzde 7,8 seviyesine gerilemesi öngörülüyor. “Dezenflasyon programı ile uyumlu, sürdürülebilir ve istihdamı destekleyen büyüme patikasıyla vatandaşımızın alım gücünü yükseltmeyi ve gelir dağılımımızı iyileştirmeyi hedefliyoruz” sözleri, ekonomik politikaların bütüncül yaklaşımını ortaya koyuyor.
Yılmaz, Türkiye’nin 2025 yılı itibarıyla yüksek gelir grubu ülkeler sınıfına girmesini hedeflediğini dile getirdi. Bu hedef doğrultusunda beşeri sermayenin nitelik ve beceri düzeyinin güçlendirilmesi, iş gücü verimliliğinin artırılması ve emek yoğun sektörlerde istihdamın desteklenmesi planlanıyor. “Ülkemizin bu konumunun sürdürülebilir kılınması için gerekli politikaları hayata geçirirken, alım gücünü yükseltmek ve gelir dağılımını iyileştirmek temel önceliklerimiz arasında” şeklinde sözlerini tamamladı.
İşsizlik oranının tek haneli seviyelere gerilemesi, hem iç hem dış yatırımcılar için olumlu bir sinyal oluştururken, genç ve kadın istihdamına yönelik politikaların etkisi de uzun vadede iş gücü kalitesini artıracak gibi görünüyor. Ekonomistler, bu verileri ekonomik büyümenin sürdürülebilirliğine işaret olarak yorumlarken, önümüzdeki yıllarda işsizlik oranının daha da düşmesi ve istihdamın istikrarlı bir artış göstermesi bekleniyor.