
Sumit, Hindistan’da yaşayan genç bir profesyonel olarak, sosyal medyada tanıştığı Endonezyalı kadın Ayuni ile ortak bir dil bulamamanın zorlukları içinde iletişimini çevrimiçi çeviri uygulamaları ile sürdürdü. Ayuni’nin fotoğrafları ve samimi mesajları, Sumit’i binlerce kilometrelik bir maceraya itmek için yeterli oldu. Hindistan’dan Jakarta’ya uzanan bu yolculuk, toplamda **10,200 kilometre**yi aşan bir rotayı kapsıyordu; uçak, otobüs ve trenle gerçekleşen bu seyahat, Sumit’in büyük bir özveri ve maddi harcama gerektirdiği bir süreçti.

Sumit, yolculuğu öncesinde ailesi ve arkadaşlarından destek alarak, uzun bir uçuş ve iki gün süren kara yolculuğuna hazırlandı. Varış noktasına adımını attığında, aylarca süren sanal sohbetlerin sonunda, yüz yüze bir buluşmanın heyecanını yaşamaktaydı.
Sumit, duygularını ifade etmek için önce İngilizce bir teklif hazırladı, ancak Ayuni’nin anlayamadığını fark ederek Google Translate’i devreye soktu. Teklif, “Would you marry me?” sorusunu Türkçe’ye çevirerek “Benimle evlenir misin?” şeklinde gönderildi. Ayuni’nin yanıtı ise aynı çeviri aracılığıyla “Seni istemiyorum, ülkene geri dön” olarak geri döndü. Bu beklenmedik ve sert yanıt, Sumit’i anlık olarak şok etti ve gözyaşlarına boğdu.
O anı kaydeden bir izleyici, videoyu TikTok ve Instagram’da paylaşarak binlerce izlenme ve yorum aldı. Kullanıcılar, “Bu kadar mesafe, bu kadar emek, tek cümleyle bitti”, “Kalbini kırmak hiç de zor bir şey değilmiş gibi” gibi tepkiler verdi. Birçok yorumda, “Dil bariyerleri aşkı yok edemez” gibi destek mesajları da göze çarpıyor.
Bu olay, **çevrimiçi çeviri araçlarının** duygusal iletişimdeki sınırlılıklarını bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, dil bariyerlerini aşarken duygusal nüansların kaybolabileceğini ve yüz yüze iletişimin hâlâ en güvenilir yol olduğunu vurguluyor. Sumit’in deneyimi, uzun mesafe ilişkilerinde teknolojiye aşırı güvenmenin risklerini hatırlatıyor.