Geçtiğimiz haftalarda TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edilen 11. Yargı Paketi, bütçe görüşmelerinin tamamlanmasının ardından aralık ayının son haftasında Meclis Genel Kurulu’na sunulması planlanıyor. Yeni yılda yürürlüğe girmesi öngörülen bu düzenleme, infaz sisteminden trafik cezalarına kadar birçok alanda köklü değişiklikler getirirken, bankacılık ve elektronik ödeme sektöründe de çığır açan bir dizi önlem içeriyor.
“Yasa dışı bahis faaliyetlerini engellemek ve finansal suçları önlemek için teknolojik altyapıyı güçlendirmemiz gerekiyor” diyerek açıklamalarda bulunan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, bu kapsamda elektronik ödeme kuruluşlarında biyometrik doğrulama ya da çipli kimlik olmadan hesap açılmasının mümkün olmayacağını duyurdu.

Bu yeni düzenleme, 1 Ocak 2026 itibarıyla Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından 200 000 TL ve üzerindeki tüm para transferlerinde kullanıcıdan detaylı bir açıklama talep edilmesini zorunlu kılıyor. Kullanıcıların, mobil, internet veya ATM kanalı fark etmeksizin gerçekleştirdikleri işlemlerde 20 kelimeyi aşan bir izahat sunmaları gerekecek. Bu şart, şüpheli işlemlerin erken aşamada tespit edilmesini ve suç örgütlerinin finansal akışını engellemeyi amaçlıyor.
Yeni paket, bankalara da ek yetkiler tanıyor. Belirli bir tutarın üzerindeki transferlerde, BDDK (Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu) tarafından belirlenen limitlerin aşılması durumunda, bankalar kullanıcıdan ek güvenlik doğrulaması talep edebilecek. Bu doğrulama, SMS onayı, biyometrik doğrulama veya çipli kimlik kartı gibi yöntemlerden biriyle sağlanacak. “Çift katmanlı doğrulama sistemi sayesinde dolandırıcılık girişimlerini önleyecek, izinsiz kredi çekilmesini ve paranın başka hesaplara aktarılmasını engelleyeceğiz” diyen BDDK yetkilileri, bu adımın sektöre güveni artıracağını vurguladı.
Bu yeni güvenlik çerçevesi, özellikle yüksek tutarlı IBAN transferlerinde kritik bir rol oynayacak. Transferin onaylanması için çipli kimlikli ek bir onay alınması, sadece bireysel kullanıcıları değil, aynı zamanda kurumsal işletmeleri de etkileyerek finansal ekosistemde şeffaflığı yükseltecek.
Yasa dışı bahisle mücadele kapsamında getirilen bu önlemler, sadece finansal güvenliği değil, aynı zamanda kamu düzenini korumayı hedefliyor. Biyometrik doğrulama ve çipli kimlik gibi teknolojik araçların zorunlu hale gelmesi, sahte kimlik kullanımı ve kara para aklamanın önüne geçmeyi amaçlıyor. Uzmanlar, bu adımın ülkenin uluslararası finansal itibarını güçlendireceğini ve yatırımcı güvenini artıracağını belirtiyor.
Uygulamanın hayata geçmesiyle birlikte, hem bireysel kullanıcılar hem de işletmeler yeni prosedürlere adapte olmak zorunda kalacak. Bankalar, sistemlerini güncelleyerek müşterilerine bu yeni doğrulama adımlarını sorunsuz bir şekilde sunmak için yoğun bir hazırlık sürecine girecek. Yasal çerçevenin tam olarak ne zaman ve nasıl uygulanacağına dair detaylar, önümüzdeki haftalarda ilgili bakanlık ve düzenleyici kurumlar tarafından yayınlanacak.
Bu kapsamlı değişiklikler, Türkiye’nin finansal altyapısını modernleştirme ve suçla mücadelede teknoloji odaklı bir yaklaşım benimseme yönündeki kararlılığının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.