
1 Ocak 2026 itibarıyla “6 ay ve 6 bin kilometre” sınırlamasının yürürlükten kalkması, sektörde uzun süredir beklenen bir rahatlamayı işaret ediyor. Bu kısıtlama, hem bireysel satıcıları hem de galericileri zorlayan bir engel olarak değerlendiriliyordu. Sınırlamanın kaldırılmasıyla birlikte, ikinci el otomobil stoğu hızla yenilenecek ve talep artışıyla birlikte fiyat istikrarı sağlanabilecek.

Yeni düzenlemeler aynı zamanda noter harçlarında da değişiklik getiriyor. 1 Ocak 2026’dan itibaren araç devir işlemlerinde, satış bedeli üzerinden binde 2 oranında nispi harç tahsil edilecek ve bu tutarın taban değeri 1.000 TL olarak belirlendi. Bu ek maliyet, sadece bireysel satıcıları ve yetki belgesi olmayan galericileri etkileyecek; yetki belgesi olan galericiler ise bu harçtan muaf tutulacak.
Otokent Genel Müdürü Yılmaz Karakaya, “İkinci el araç piyasası tüm olumsuz şartlara rağmen 2025 yılında 10,5 milyon satışa ulaştı. 2026’da ise yüksek faizlerin kademeli olarak düşürülmesi ve ‘6 ay 6 bin kilometre’ kısıtlamasının sona ermesi, piyasanın daha dinamik bir hâle gelmesini sağlayacak” şeklinde konuştu. Karakaya, ayrıca yetki belgesine sahip galericilerin yeni harçtan muaf tutulmasının sektöre olumlu katkı sağlayacağını vurguladı.
Galerici Fahri Karlık ise, “Yeni dönemde hem sıfır hem ikinci el araç satışlarında binde 2 oranında bir nispi harç uygulanacak. Bu maliyet, bireysel alıcıları bir nebze zorlayabilir; fakat Türkiye’nin yüksek tüketim iştahı ve 2026’da beklenen ekonomik canlanma, satış rakamlarını artıracak” dedi. Karlık, ayrıca 40 bin TL’lik ön ödemeli vergi gibi ek yükümlülüklerin de sektörü etkileyeceğini ancak uzun vadede talebin yükselmeye devam edeceğini belirtti.
Uzmanlar, noter harcının binde 2 seviyesine çıkmasının, özellikle düşük fiyatlı ikinci el araç alımlarında %0,2‑%0,3 arasında bir fiyat artışına neden olacağını tahmin ediyor. Bu artış, tüketicilerin finansman maliyetlerine ek bir yük getirse de, faiz oranlarındaki olası düşüş ve kredi kullanımının artması bu etkileri dengeleyebilir.
Finans sektörünün de bu değişikliklerden etkilenmesi kaçınılmaz. Bankalar, ikinci el araç kredilerinde yeni bir risk değerlendirme modeli geliştirecek ve düşük faizli kredileri teşvik ederek satışları destekleyecek. Bu durum, otomotiv sektörüyle paralel bir büyüme trendi oluşturabilir.
2026 yılı için öngörülen satış artışı, sektörün yıllık %12‑%15 oranında büyümesini hedefliyor. Bu büyüme, hem sıfır hem ikinci el araç pazarında yeni modellerin ve teknolojik gelişmelerin (örneğin hibrit ve elektrikli ikinci el araçlar) daha hızlı benimsenmesiyle desteklenecek. Tüketiciler, özellikle genç nesiller, düşük maliyetli ve çevreci araç seçeneklerine yönelerek ikinci el pazarını canlandıracak.
Sonuç olarak, 2026’da ikincil araç piyasası hem düzenleyici rahatlamalar hem de yeni maliyet unsurlarıyla yeniden şekillenecek. Sektör temsilcileri, bu dönemin “yeni bir başlangıç” olacağını ve doğru politikalarla satışların sürdürülebilir bir artış göstereceğini vurguluyor.