
McKinsey ve The Business of Fashion’ın on yıldır ortak hazırladığı The State of Fashion raporu, tüketici davranışlarındaki köklü değişiklikleri ve sektörel dönüşüm dinamiklerini ortaya koyuyor. Rapora göre, 2026’da tüketiciler yalnızca fiyat odaklı değil, aynı zamanda çevresel sorumluluk ve kişisel değer arayışında olacaklar.
“Özellikle dijital moda ve yapay zeka destekli tasarımlar 2026’da çok daha görünür olacak. Artık tüketiciler bir tasarımı satın almadan önce dijital ortamda deneyimlemek istiyor.” dedi tasarımcı Nerman Gülap. Sanal provalar, artırılmış gerçeklik (AR) deneme odaları ve 3D modellemeler, tasarım sürecinin vazgeçilmez bir parçası hâline gelmiş durumda.

Gülap, 2026’da markaların hızlı üretimden çok sürdürülebilir malzemeler ve ölçülü koleksiyonlar sunma yarışında olacağını belirtiyor. Tüketiciler, uzun ömürlü, geri dönüştürülebilir ve karbon ayak izi düşük ürünlere yöneliyor. Bu bağlamda, “kapsamlı yaşam döngüsü değerlendirmeleri” ve “kapalı döngü üretim” modelleri, moda evlerinin yeni iş stratejileri arasında yer alıyor.
“Couture dikiminde el işçiliği tekrar yükselişe geçti çünkü tüketiciler benzersizlik arıyor,” diyor Gülap. Dijitalleşmenin aksine, el işçiliği ve özel dikiş teknikleri duygusal değeri artırıyor, tasarımlara “görünmez bir lüks” katıyor. Özellikle üç boyutlu çiçek uygulamaları, tül ve dantel ustalığı gibi detaylar, yüksek segmentte farklılaşma sağlayan faktörler.
Moda artık sadece estetik değil, aynı zamanda kişisel sağlık ve iyi oluş trendiyle iç içe. Tüketiciler, giydikleri kıyafetin cilt dostu, nefes alabilir ve hatta biyometrik veri toplayabilen özelliklere sahip olmasını bekliyor. Bu yönüyle “deneyim, kalite ve değer” odaklı bir satın alma yaklaşımı ortaya çıkıyor.
Gülap, “Moda bir hayal kurma biçimidir; dijital araçlar bu hayali gerçeğe dönüştürmekte kritik rol oynuyor,” diyerek vizyonunu özetliyor. Yapay zeka destekli trend tahminleri, blokzincir tabanlı şeffaflık ve metaverse defilesi gibi yenilikler, 2026’da moda dünyasını yeniden şekillendirecek. Tasarımcıların, teknolojiyi el işçiliğiyle birleştirerek “değer taşıyan, farkındalık yaratan” ürünler sunması, sektörde sürdürülebilir bir büyüme sağlayacak.
20 yıllık deneyimi Bağdat Caddesi’ndeki Manolya Moda Evi’nden gelen Nerman Gülap, “Yerinde saymak yok; sürekli yenilik ve ileriye bakış gerekir” diye vurguluyor. Dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve kişiselleştirilmiş deneyimlerin kesişim noktasında şekillenen 2026 moda sektörü, hem tasarımcıların hem de tüketicilerin ortak bir dönüşüm yolculuğu yaşayacağı bir döneme işaret ediyor.