
Bağlıkaya, Birleşmiş Milletler Turizm Örgütü ve Dünya Turizm ve Seyahat Konseyi gibi uluslararası kurumların turizm sektörünün dünya ekonomisi içindeki payının 2035 yılına kadar %11,5 seviyesine ulaşacağını öngördüğünü vurguladı. Bu oran, şu anki %10 seviyesinden anlamlı bir artışı temsil ediyor.
2025 yılı Ocak‑Ekim döneminde Türkiye, 47,2 milyon yabancı ziyaretçiyi ağırladı; yurt dışındaki Türk vatandaşları ve ziyaretçiler de eklendiğinde bu rakam 55,6 milyona yükseldi. Sezonun Kasım ayına kadar uzaması, turizm gelirinde beklenenden daha uzun bir yüksek sezon yaratıyor.
Orta Vadeli Program’da 2025 için hedeflenen 64 milyar dolar turizm geliri ve 65 milyon ziyaretçi sayısının gerçeğe dönüşmesi, 2026’da da benzer bir ivmenin sürdürülebileceğine işaret ediyor. Bağlıkaya, 2026’da ziyaretçi sayısının %5‑%7 arasında, gelirlerin ise %8‑%10 arasında artması tahmininde bulundu.
“Küresel ekonomideki enflasyonist ortam ve maliyet artışları, turizmdeki büyümeyi şekillendirecek ana faktörlerdir,” dedi Bağlıkaya. 2025’te kıyı turizmi fiyatları rakip ülkelerin üzerine çıktığında, talebin temmuz‑ağustos döneminden eylül‑kasım aylarına kaydığı gözlemlendi. Bu durum, yıl sonu turizm segmentlerinin (spor, kış ve kongre turizmi) daha fazla önem kazanmasına yol açtı.
Rusya, Almanya ve İngiltere gibi geleneksel pazarların hâlâ tam olarak kullanılmadığını belirten Bağlıkaya, “İspanya’nın sadece 9 ayda 15 milyon İngiliz ziyaretçi çekmesi, bizim potansiyelimizi yeniden gözden geçirmemiz gerektiğini gösteriyor” şeklinde konuştu. Bu bağlamda, mevcut pazarların korunması ve yeni pazarların aktif şekilde geliştirilmesi stratejik öncelik olarak belirlendi.
UNWTO ve DTSC raporları, MICE, sağlık, spor ve gastronomi gibi yüksek gelirli turizm segmentlerinin 2026’da da büyüme potansiyelinin sürdüğünü işaret ediyor. Bağlıkaya, “Bu segmentlerin ürün çeşitliliğini artırarak, enflasyonun fiyat artışına etkisini dengelememize yardımcı olacağını” vurguladı.
“Türkiye Yüzyılı” vizyonundan ilham alarak başlatılan “Turizm Yüzyılı” projesi, Burdur’dan başlayıp tüm ülke çapında 12 aya yayılmayı hedefliyor. Bağlıkaya, 15 farklı ihtisas başkanlığı aracılığıyla sektördeki tüm segmentleri desteklediğini, uluslararası fuar ve çalıştaylarla yeni işbirlikleri oluşturduklarını belirtti.

Orta Vadeli Program’da 2026 yılı için 68,7 milyar dolar turizm geliri hedefi konulmuş; TÜRSAB, bu hedefi “üzerine çıkmak” için çalışmalarını hızlandırıyor. Bağlıkaya, “Stratejik pazarlama, altyapı yatırımları ve dijital dönüşüm sayesinde Türkiye’nin turizmde küresel rekabet avantajını daha da pekiştireceğiz” diyerek geleceğe umutla baktı.