
Ankara Sanayi Odası (ASO) Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç, Meclis Başkanı Celal Koloğlu’nun başkanlığında gerçekleştirilen son Meclis Toplantısı’nda, “2026 yılından umutlarımız büyük, beklentilerimiz yüksek” diyerek yeni döneme dair net bir mesaj verdi. “2026, sadece temennilerimizi değil, emeklerimizi ve beklentilerimizi de karşılayan; ülkemiz için daha öngörülebilir, daha istikrarlı ve daha güçlü bir yıl olur” şeklinde konuştu.

Toplantıda 2025 Faaliyet Raporu, 2026 Çalışma Raporu ve 2026 bütçesi oy birliğiyle kabul edildi; bu da odanın önümüzdeki yıl için stratejik hedeflerini netleştirdiğini gösteriyor.
Ardıç, küresel ekonomik ve politik dönüşümlerin Türkiye sanayisini nasıl etkilediğini vurguladı. “Ülkeler kritik gördükleri sektörlerde ve teknolojilerde ‘koruma kalkanları’ inşa ediyor” diyerek, tedarik zincirlerinin artık sadece maliyet ve verimlilikle değil, güvenlik, ittifak ve politik riskler üzerinden şekillendiğini belirtti.
ABD, Çin ve Avrupa Birliği’nin üç temel varsayım üzerine politikalarını kurduklarını hatırlatan Ardıç, “Teknoloji güçtür, bağımlılıklar tehlikeli bir silaha dönüşebilir ve ölçeklenme ticaretin kazananını belirler” şeklinde özetledi. Bu bağlamda, ABD’nin ileri teknoloji liderliğini sürdürme çabası, Çin’in devlet destekli yüksek teknoloji odaklı kalkınma modeli ve AB’nin iklim odaklı düzenleme stratejileri üzerine detaylı bir analiz sundu.
Ardıç, Çin’in dış ticaret fazlasının bir önceki yıla göre %23 artarak 1,2 trilyon dolara ulaştığını ve bu artışın 2030’da dünyadaki her iki ürünün birinin Çin menşeli olma olasılığını artıracağını belirtti. “Trump’ın gümrük tarifeleri nedeniyle Çin’in ABD pazarından kayan ihracatı da dünyanın geri kalanına yöneliyor” ifadesi, küresel tedarik zincirlerindeki yeniden yönelimleri gözler önüne seriyor.
Avrupa Birliği’nin otomotiv sektöründe yerli üretimi artırma hedefi, Türkiye’nin de benzer stratejik sektörlere yönelmesi gerektiğini vurguladı. “Düzenlemenin otomotiv, batarya, makine, savunma ve enerji teknolojileri gibi stratejik sektörlerde yayılması bekleniyor” diyerek, yerli üretimin ve teknolojik bağımsızlığın önemine değindi. Ayrıca, AB ile ticaretin yüzde 50’ye yakınını oluşturması ve olası etkileri üzerine uyarıda bulunarak, sanayicilerin aktif politika geliştirme sürecine katılımının şart olduğunu belirtti.
Ardıç, ticari kredi faizlerinin ortalama %60’ı aşması ve politika faizinin %43 civarında seyretmesi nedeniyle finansman marjının 17 puana yükseldiğini, bu durumun üretim maliyetlerini artırdığını ve reel büyümenin sınırlı kaldığını dile getirdi. “Üretim hacmimiz artıyor ama reel olarak büyüyemiyoruz” ifadesi, sektörel likidite sorunlarına işaret ediyor.
Ekonomik göstergeler 2026’da %3,7 yıllık büyüme ve %6,5 sanayi büyümesi öngörülse de, bu rakamların tabana yayılmış bir büyümeyi yansıtmadığını, sadece belirli sektörlerdeki güçlü performansları gösterdiğini vurguladı.
Son 30 yılda GSYİH içinde sanayinin payının %31’den %20’ye, hizmet sektörünün ise %55’ten %73’e yükseldiğini hatırlatan Ardıç, “Gerçek büyüme, üretimden gelen büyümedir” diyerek, sanayisizleşmenin uzun vadeli refahı tehdit ettiğini belirtti. “Kısacası mesele ‘büyümek’ değil, ne ile nasıl büyüdüğümüzdür” sözleriyle, teknoloji yatırımları, verimlilik artışı ve sürdürülebilir üretim politikalarının altını çizdi.
Toplantının sonunda, ASO’nun 2026 bütçesinin oy birliğiyle kabul edildiği ve yeni nesil sanayicilerin, Gelecek Nesil Sanayiciler Derneği Başkanı Çağatay Yakın’ın katılımıyla geleceğin sanayi vizyonunun şekillendiği vurgulandı.
Ardıç, yeni yıldan beklentisini, “sanayinin üretim gücüyle büyümeyi sürdürdüğümüz, dışa bağımlılığımızın adım adım azaldığı ve tüm vatandaşlarımızın daha mutlu, müreffeh bir yaşam sürdüğü güçlü bir Türkiye” olarak özetledi.