
58 yaşındaki Frank Athen Walls, Florida’nın ölüm cezası uygulayan en yeni infazlarından biri olarak zehirli iğne yöntemiyle hayatına veda etti. Walls, infazdan önce yaptığı son açıklamada kurbanlarının ailelerinden özür diledi ve şöyle dedi: “Kalbimdekileri söyleme fırsatı verdiğiniz için teşekkür ederim. Burada ailelerinden birileri varsa, yaptığım her şey ve size yıllar boyunca yaşattığım acılar için özür dilerim.”
Mahkumun son yemeği, tavuk, biftek, sebze, fırın patates, cheesecake ve meyve suyundan oluşuyordu.

Walls, 1987 Temmuz’unda Eglin Hava Üssü’nde görev yaptığı sırada 22 yaşındaki asker Edward Alger ve kız arkadaşı Ann Peterson’ı öldürmekten idama mahkum edilmişti. Soruşturma kapsamında, çiftin evine gece saatlerinde girerek ikisini de uykularında bağladığı, öldürdüğü ve çaldığı ortaya çıktı.
Çiftin çıplak halde bulunan cesetlerinden bir gün sonra Walls gözaltına alındı. Polis, odada yaşayan bir arkadaşının şüpheli davranışlarını ihbar etmesi üzerine zanlıyı yakaladı ve bu gelişmenin cinayetlerin sonlanmasında kritik rol oynadığı bildirildi.
Walls ayrıca, daha önce işlediği diğer cinayetleri de itiraf etmişti: Mayıs 1987’de dört çocuk annesi Audrey Gygiyi cinsel saldırının ardından öldürmüş, Mart 1985’te 19 yaşındaki Tommy Lou Widdonun boğazını kesmiş ve Eylül 1986’da 24 yaşındaki Cynthia Sue Condrayı 21 kez bıçaklayarak öldürmüştü.
Florida, 2023‑2024 yıllarında toplam 19 mahkumu idam ederek, 1970’ten beri bir yılda gerçekleştirilen en yüksek infaz sayısını kaydetti. Bu rakam, eyaletin ölüm cezası politikasının son yıllarda yeniden yoğunlaşmasının bir göstergesi olarak yorumlanıyor.
“Zehirli iğne” yöntemi, 20. yüzyılın ortalarında bazı ABD eyaletlerinde kullanılmaya başlanmış, ancak yan etkileri ve insani olmayan uygulamaları nedeniyle uzun süre tartışma konusu olmuştur. Florida’da 2022‑2023 yıllarında bu yöntemin yerine daha modern bir “ölüm ilaçları” karışımı (lethal injection) geçiş yapılmıştı; ancak Walls’un infazı sırasında hâlâ yasal olarak mevcut bir alternatif olarak kabul edildi.
Bu infaz, hem ceza adalet sisteminin sertliğini hem de ölüm cezasının uygulanışındaki prosedürsel farklılıkları gündeme getirdi. Halk arasında ve insan hakları örgütleri arasında “zehirli iğne” kullanımının insanlık dışı olduğu yönünde yoğun tepkiler ortaya çıktı.
İnfaz sonrası sosyal medyada #Wallsİdam etiketi hızla yayıldı. Bazı kullanıcılar, “Uzun yıllar süren acıların nihai sonu” şeklinde destek mesajları verirken, diğerleri “İdam yerine rehabilitasyon ve psikiyatrik tedavi” talep etti.
Yerel medya da bu olayı “Florida’nın son dehşeti” başlığıyla geniş bir çerçevede ele aldı; haberlerde, Walls’un 40 yıl önce işlediği suçların toplumsal hafızada nasıl yer ettiğine ve ölüm cezasının caydırıcı etkisine dair analizler yer aldı.
Uzmanlar, “Bu tür bir infazın toplum üzerindeki etkisi, hem mağdur ailelerin hem de suçlunun aileleri açısından karmaşık duygusal süreçler doğurur” şeklinde uyarılarda bulundu.
Florida’da ölüm cezası uygulamaları hâlâ tartışmalı bir konu olmaya devam ediyor. Walls’un zehirli iğneyle idamı, eyaletteki yasal reformların ve uluslararası insan hakları standartlarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine dair bir hatırlatma niteliğinde. Gelecek yıllarda, eyaletin infaz yöntemlerini tamamen modern ve insancıl bir yapıya kavuşturup kavuşturmaması, hem yerel hem de uluslararası gözlemcilerin yakından izleyeceği bir süreç olacak.