
5 yaşındaki Deniz Sönmez, 2023 yılı sonbaharında Bursa’nın Osmangazi ilçesinde diş ağrısı şikayetiyle Hürriyet Diş Kliniği zincirinin bir şubesine götürüldü. Genel anestezi altında dört dolgu ve bir diş çekimi yapılması planlandı. Anestezi uzmanı Levent O. ve diş hekimi Aleyna S.G., çocuğa narkoz uyguladıktan sonra, anestezi sonrası oda sıcaklığında ve “normal” olarak tanımlanan bir durumla çocuğun ateşinin yükseldiğini gözlemledi. Anne, acil bir ambulans talep ettiğinde doktorlar bu talebi reddederek çocuğu evine gönderdiler. Kısa bir süre sonra baba Aydın Sönmez, çocuğun yarı baygın bir ses çıkardığını duydu ve onu Bursa Dörtçelik Çocuk Hastanesi’ne götürdü; ancak yoğun bakımda 3 gün süren tedaviden sonra çocuğun organları yetmezliğe uğrayarak hayatını kaybetti.

Bursa 44’üncü Asliye Ceza Mahkemesi, olayın ardından başlatılan ceza davasında, diş hekimi Aleyna S.G. ve anestezi uzmanı Levent O.’yu “bilinçli taksirle ölüme neden olma” suçundan 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, her iki sanığın da hükmün açıklanmasının geri bırakılması, cezanın ertelenmesi ya da adli para cezasına çevrilmesi taleplerini reddetti. Ayrıca, klinikteki mesul müdür Kerem G.Y. de aynı suçtan 3 yıl 4 ay hapis cezasına mahkum edildi; bu ceza daha sonra 97.200 TL adli para cezasına çevrildi. İşletme ortakları M.Ç.G., M.Ö.A. ve M.E.K. ise suç unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat etti.
Karar anons edildiğinde, çocuğunun ölümünden sorumlu olduğunu düşündükleri doktorlara verilen cezalar, baba Aydın Sönmez tarafından yetersiz bulunarak “Masum bir kediyi öldüren 3 yıl ceza aldı, bizim canımız gitti 4 yıl ceza verildi” şeklinde eleştirildi. Ailesi, kararın “vicdanlarını kanattığını” ancak “tam bir adalet olmadığını” vurguladı ve ilerleyen süreçte itiraz edeceklerini belirtti. Bu duygusal açıklama, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı ve sağlık hizmetlerinde hasta hakları konusundaki tartışmaları alevlendirdi.
Türkiye’de son yıllarda, özellikle çocuk hastalarda uygulanan genel anestezi ve sedasyon prosedürleriyle ilgili benzer ölüm vakaları artış gösterdi. Uzmanlar, hastane yönetimlerinin ve kliniklerin risk analizlerini güçlendirmesi, acil durum protokollerini netleştirmesi ve hasta yakınlarına şeffaf bilgi akışı sağlaması gerektiğini vurguluyor. Hukuk camiası ise, “bilinçli taksir” kavramının nasıl tanımlanacağı ve ceza ölçülerinin nasıl belirleneceği konusunda yeni içtihatların oluşmasının, gelecekteki benzer davalarda yol gösterici olacağını belirtiyor.