28 yaşındaki Suriye uyruklu V.E.M., Ankara’da bir kadını telefonla arayan organize bir suç şebekesinin parçası olarak polis ve savcı kimlikleriyle tanıttı. Kadına, adı “terör örgütüne karıştığı” iddia edilen bir kişi olduğunu söyleyerek korku yaratıp, 99 Ata altını, 18 adet bilezik ve 17.400 TL nakit para vermesini sağladı. Toplamda 5,5 milyon TL değerinde değerli eşyalar ve para elde edildi.
Suçtan sonra V.E.M., elde ettiği serveti taksiyle Aksaray yönüne götürdü. Kadının durumu polise bildirmesi üzerine, Ankara Emniyet Müdürlüğü olay yerinde geniş çaplı bir takip çalışması başlattı. Telefon kayıtları, taksi plakası ve GPS verileri incelendi; şüphelinin Aksaray’a doğru yöneldiği kesinleşti.

Aksaray İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi, şehir merkezinin girişinde V.E.M.’nin içinde bulunduğu taksiyi durdurdu. Şüpheli gözaltına alındı, çalınan altın ve nakit Ankara polisine teslim edildi. V.E.M. aynı gün, sevk edildiği Ankara Mahkemesi’nde tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olayın ardından suç örgütü üyelerinin kimlikleri ve kullanılan dolandırıcılık yöntemi detaylı olarak soruşturulmaya devam ediyor.
Uzmanlar, telefonla gelen sahte “polis” ve “savcı” aramaları konusunda vatandaşları uyarıyor. “Kimlik sahtekârlığıyla yapılan dolandırıcılıklar, özellikle yüksek meblağlı vakalarda artış gösteriyor. Resmi kurumların kimlik bilgileri telefonla paylaşmadığını hatırlamak gerekir.” diye konuşan güvenlik analisti, benzer durumlarda doğrudan 155 Polis İmdat hattını aramayı öneriyor.
Bu tür büyük ölçekli dolandırıcılık vakaları, özellikle göçmen toplulukları içinde “güven” sorununu da gündeme getiriyor. Yetkililer, yabancı uyruklu vatandaşların yasal süreçlerde eşit haklara sahip olduğunu vurgularken, suçla mücadelede uluslararası işbirliğinin önemine değiniyor.