8 Yaşındaki Yiğit Efe’ye Lösemi Teşhisi

8 Yaşındaki Yiğit Efe’ye Lösemi Teşhisi
Yayınlama: 12.12.2025
2
A+
A-

Arı sokmasıyla başlayan umut dolu mücadele, ilik nakli ve dijital eğitimle bir çocuğun hayata tutunuşunu anlatıyor.

Hikaye Arı Sokmasıyla Başladı

29 Ağustos 2024 tarihinde, Kastamonu’nun Taş ailesi, 8 yaşındaki oğlu Yiğit Efe’nin göz bebeğinin altından bir arının soktuğunu fark etti. Üç gün sonra boynu fındık kadar şişti ve aile, hemen hastaneye başvurdu. İlk muayenelerde doktorlar, şişliğin sadece bir alerjik reaksiyon olmadığını, lösemi şüphesi taşıdığını belirtti.

Tedavi Süreci ve İlik Nakli

Yiğit Efe, Kastamonu’daki yerel hastaneden Ankara’daki Bilkent Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Orada yapılan kan ve kemik iliği biyopsileri net bir akut lösemi tanısı ortaya koydu. Hastane ekibi, 6 ay süren yoğun kemoterapi protokolünü uyguladı; bu süreçte çocuk, yan etkilerle başa çıkmak zorunda kaldı, ancak ailesinin ve hastane personelinin destekleriyle moralini korudu.

2024 yılının 18 Mart tarihinde, Türkiye Kök Hücre Koordinasyon Merkezi (TÜRKÖK) aracılığıyla uygun bir donör bulundu ve Yiğit Efe, Ankara’daki aynı hastanede başarılı bir ilik nakli geçirdi. Nakil sonrası bakımda, karaciğer fonksiyonlarındaki hafif bozulmalar nedeniyle kısa bir süre yoğun bakımda gözetim altında tutuldu. Uzmanlar, erken tanı ve nakil sürecinin hastanın iyileşme şansını %80’in üzerine çıkardığını belirtti.

Eğitim ve Hayaller

İlik nakli ve iyileşme sürecinde, Yiğit Efe’nin eğitim hayatı da aksatılmadı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın Eğitim Bilişim Ağı (EBA) platformu sayesinde, hastane odasında bile 3. sınıf müfredatını online olarak takip edebildi. Öğretmenleri, Yiğit’in derslerine aktif katılımını desteklemek için özel video konferans oturumları düzenledi. “Okula dönmek, arkadaşlarımla futbol oynamak ve bir gün YouTuber olmak istiyorum,” diyerek geleceğe dair umutlarını dile getirdi.

Hastane koridorlarında bisiklet sürmeyi, karakalem resimler yapmayı ve kitap okumayı bir rutin haline getiren Yiğit, aynı zamanda bağışçılara teşekkürlerini de sosyal medyada paylaştı.

Aile ve Toplum Desteği

Yiğit’in babası Murat Taş, sürecin her aşamasında aile olarak “Mücadeleyi bırakmadık, her adımda yanımızda olan sağlık çalışanlarına ve bağışçılara minnettarız” dedi. Aile, TÜRKÖK için bağışçılara gönüllü donör olma çağrısında bulundu ve kendi deneyimlerini sosyal medya üzerinden paylaşarak benzer durumdaki ailelere moral kaynağı olmaya çalışıyor.

Bağışçılar, Yiğit’in tedavi masraflarına ve hastane içi eğitim materyallerine maddi destek sağlayarak, çocuğun hastane sınıfındaki etkinliklerini sürdürmesine yardımcı oldu.

Uzman Görüşleri

Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Hematoloji Kliniği Eğitim Görevlisi Prof. Dr. Dilek Gürlek Gökçebay, lösemi tanısı konan çocukların erken belirtilerine dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı: “Yüksek ateş, ani kilo kaybı, morarmalar ve özellikle boyun bölgesinde şişen lenf bezeleri, lösemi şüphesi uyandıran kritik bulgulardır.” Ayrıca, “Lösemi, çocukluk çağı kanseri olmasına rağmen, güncel tedavi protokolleriyle %80’in üzerinde iyileşme oranına sahiptir” şeklinde bilgi verdi.

Prof. Dr. Gökçebay, nakil sonrası karaciğer fonksiyon takibinin önemine de değinerek, “İlik nakli sonrası organ fonksiyonlarını izlemek, olası komplikasyonların erken müdahalesi için hayati önem taşır” dedi.

Gelecek Vizyonu ve Toplumsal Etki

Yiğit Efe, tedavi sürecinde edindiği deneyimleri ve hayallerini sosyal medya üzerinden paylaşarak, benzer hastalıklarla mücadele eden çocuklara umut ışığı olmayı amaçlıyor. “Bir gün Galatasaray maçını tribünde izlemek, YouTube’da içerik üretmek ve bağışçılara minnettarlığımı göstermek istiyorum” diyerek, iyileşme sürecinin sadece fiziksel değil, duygusal bir yolculuk olduğunu da ortaya koydu.

Bu hikaye, Kastamonu’dan Ankara’ya uzanan, aile, sağlık çalışanları ve toplumsal dayanışmanın bir araya geldiği, çocuk kanserleriyle mücadelede umut veren bir örnek olarak sürmanşet niteliği taşıyor.

Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.