
Cem Tezel, meslek hayatına babasının kumaşçı dükkanına çırak olarak girdiği anı “İlk dikiş iğnesi, benim için bir tutku ateşi yaktı” şeklinde hatırlıyor. “Küçük metrajlarda cesur desenler denemek, beni büyük markaların izini sürmeye itti” diye ekleyen Tezel, bilgisayar destekli tasarım programlarına yönelerek modern motifleri keşfetmeye başladı.

İlk yıllarında, önde gelen moda evlerinin desenlerini taklit ederek kendine bir öğrenme zemini oluşturdu. Ancak “Kötü bir patronun baskısı altında yaratıcı özgürlüğüm kısıtlandı” diye anlatıyor ve bu deneyimin onu kendi yolunu çizmeye iten bir dönüm noktası olduğunu vurguluyor. Bu süreç, ona “özgünlük” kavramının ne kadar hayati olduğunu öğretti.
Tezel, tüm bu birikimiyle Forever adını verdiği markasını kurma kararı aldı. “Markam, sadece bir isim değil, kişisel vizyonun ve stilin bir yansımasıdır” diyerek vizyonunu tanımlıyor. Forever, müşterilerine “kendi benliklerine en uygun parçayı bulma” ilkesini sunuyor ve bu prensip, tasarımların temelini oluşturuyor.
Ünlü sanatçı Bülent Ersoy, Tezel’in yolculuğunda önemli bir mihenk taşı oldu. Ersoy’un “Cem’in tasarımlarındaki içtenliği ve özgünlüğü gördüm, ona destek olmam gerektiğini hissettim” demesi, tasarımcıyı daha da motive etti. Tezel, “Bu destek, benim için bir itici güç oldu; her yeni koleksiyon bir öncekinin üzerine bir adım daha ekliyor” şeklinde teşekkür etti.
Tezel, özellikle ipeğin enerjisini ve dokusunu tasarımlarına nasıl entegre ettiğini anlattı. “İpek, hafif ama bir o kadar da güçlü bir his verir; bu hissi yansıtmak tasarımlarımda ayrı bir değer taşıyor” dedi. Renkleri hayal ederek ve “gerçeklikteki dokularla birleştirerek” her parçayı bir sanat eseri gibi şekillendiriyor.
“Moda, kişinin kendine yakışanı giymesiyle tamamlanır” diyen Tezel, Forever’ın bu felsefeyi tüm koleksiyonlarında yaşattığını belirtiyor. Gelecek planları arasında sürdürülebilir üretim teknikleri, yerel el sanatlarıyla işbirlikleri ve dijital moda platformları üzerinden küresel bir kitleye ulaşmak yer alıyor. “Her yeni koleksiyon, müşterilerime sadece bir kıyafet değil, kendi kimliklerini ifade edebilecekleri bir deneyim sunmalı” şeklinde hedeflerini netleştiriyor.