
Oyunculuğu bırakıp Amerika Birleşik Devletleri’ne yerleşen Tolga Karel, bir dönem ünlü manken Günay Musayeva ile evlenmiş ve bu evlilikten Cihangir adını verdikleri bir oğulları dünyaya gelmiştir. Çift, 2017 yılında boşanarak ayrı hayatlarına devam etmiş, Karel ise Los Angeles’ta yeni bir kariyer kurmuş, Musayeva ise Türkiye’de moda ve televizyon projelerine odaklanmıştır.
Geçtiğimiz hafta Musayeva, bir televizyon programına konuk olarak katılmış ve Tolga Karel‘e ulaşamadığını, bu yüzden oğlunun babasının ölümünü düşündüğünü iddia etmiştir. Musayeva, Cihangir’in hastalık döneminde en büyük hayalinin Disneyland’a gitmek olduğunu, ancak babasından gelen yanıt eksikliği nedeniyle yurt dışına çıkış izni almanın mümkün olmadığını ve bu hayalin gerçekleşmediğini dile getirmiştir.
Musayeva’nın iddialarının ardından Karel, sosyal medya hesabından uzun bir açıklama yapmıştır. “Beni hiç tanımayan sadece o kadının yalanları ve iftiraları yüzünden diğer 4 çocuğumun varlıklarını ve yaşamlarını hiçe sayıp sadece 1 çocuğumun üzerinden bana ve aileme şahsiyetime yorum yapanların diğer çocuklarımın onuru ve şerefi adına benden ciddi bir özür dilemesini bekliyorum! Aksi takdirde ölümlü dünya hiçbirine kulluk hakkımı helal etmiyorum!” şeklinde güçlü bir ifade kullanmıştır.
Ek olarak Karel, “Oğlum Cihangir’in 18 yaşına kadar Türkiye’de kalması daha uygun olacak. Ancak bana adli tıp’tan resmi temiz raporu, pozitif kan ve saç örnekleri getirilirse fikirlerim değişebilir” diyerek iddiaların bilimsel delil gerektirdiğini vurgulamıştır.
Bu açıklamaların ardından Twitter ve Instagram’da #TolgaKarel ve #GünayMusayeva hashtag’leri hızla popülerleşti. Birçok netizen, Karel’in açıklamasını desteklerken, bazıları ise Musayeva’nın çocuğunun duygusal durumunu göz önünde bulundurarak daha temkinli yaklaşılması gerektiğini savundu.
Uzman psikologlar, çocuğun ebeveynleri arasındaki bu tür tartışmaların uzun vadede psikolojik etkileri olabileceği uyarısında bulunarak, aile içinde ara buluculuk ve profesyonel destek alınmasının önemine değindiler.

Bu görsel, Karel’in sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamayı ve olayın medyada nasıl yer bulduğunu yansıtıyor.