
Show TV’nin üçüncü sezonunda ekrana gelen Bahar, 64. bölümüyle izleyicilere veda ediyor. İlk sezonunda büyük beğeni toplayan dizi, bu sezon reytinglerde belirgin bir düşüş yaşadı; bu da yayın gününün Salı’dan Pazara kaydırılmasına neden oldu. Reytinglerdeki gerilemeye rağmen dizi hâlâ ortalamanın üzerindeydi, fakat “günün birincisi” konumuna ulaşamaması, yapımcıları final kararına yönlendirdi.
Finalin ardından bir izleyici, dizide Maral karakterini canlandıran Hayal Köseoğlu’na yönelik sert bir tweet attı. Tweette, “Hayal Köseoğlu’nun main karaktere inat getirilen sarışın sinsi kız rolünü oynadığı her dizi ölümü tadacaktır” gibi ifadeler yer aldı. Bu yorumlar, sosyal medyada büyük yankı uyandırdı ve hayran kitlesi arasında yoğun bir tartışma başlattı.
Dizideki en çok konuşulan anlardan biri, Aziz (Ulaş) ve Maral’ın (Hayal) arasında gerçekleşen öpüşme sahnesi oldu. Sahne, uzun süredir beklenen bir romantik dönüm noktası olarak tanıtılmıştı, ancak izleyiciler bu anı “zorunlu” ve “karakter bütünlüğüne aykırı” buldu. Aynı bölümde, Seren’in (Ece) hastaneden çıkıp arabasına binmesiyle gerçekleşen kazanın görüntüleri, dramatik bir atmosfer yaratarak izleyicilerin tepkisini ikiye katladı.

Bütün bu eleştirilere karşı Hayal Köseoğlu, sosyal medyada uzun bir açıklama yaptı. “İnsanın emeğini yok saymak iğrenç bir şey” diyerek duygularını dile getirdi ve diziye kattığı değeri vurguladı. Köseoğlu, “Hudutsuz Sevda’da 49 bölüm oynadım, Bahar’da ise Aralık ayına kadar çekileceği belliydi ve reytingler ne olursa olsun diziye duyduğum sevgi değişmedi” ifadeleriyle, eleştirileri “nankör yorumlar” olarak nitelendirdi.
Uzmanlar, dizinin finalinin Türk dizi sektöründe “senaryo odaklı drama”ların izleyici beklentileriyle uyum sağlama zorunluluğuna işaret ettiğini belirtiyor. Özellikle genç izleyicilerin sosyal medya üzerinden anlık geri bildirimleri, yapımcıların hikâye kurgularını ve karakter gelişimini daha dikkatli planlaması gerektiğini ortaya koyuyor.
Dizi eleştirmenleri, “Bahar”ın finalinin, dizilerin uzun soluklu olabilmesi için izleyici sadakatinin nasıl korunacağına dair bir örnek oluşturduğunu söylüyor. Uzmanlar, özellikle “öykü içinde beklenmedik öpüşme ve kaza gibi dramatik unsurların izleyici üzerindeki etkisinin ölçülmesi gerektiğini” vurguluyor.