
Yunanistan, son aylarda İsrail merkezli Rafael Advanced Defense Systems firmasıyla yaptığı anlaşma çerçevesinde, Spike NLOS (Non‑Line‑of‑Sight) füzelerini Evros Adası’na ve sınır hattına konuşlandırdı. Bu füzeler, 32‑50 km menzile sahip olup, görüş hattı ötesi (NLOS) teknolojisi sayesinde operatörün hedefi doğrudan görmesine gerek kalmadan yüksek hassasiyetle vurabilmesini sağlıyor. Spike NLOS, fiber optik ya da radyo veri bağı üzerinden gerçek zamanlı görüntü aktararak hedefin konumunun anlık güncellenmesine ve hatta saldırının iptaline imkan tanıyor.
Bu özellik, özellikle yoğun hava savunma sistemlerinin bulunduğu bölgelerde ve zorlu arazi koşullarında stratejik bir üstünlük sağlıyor.

2026 mali yılı bütçe görüşmeleri sırasında Parlamento Genel Kurulu’nda konuşan Savunma Bakanı Nikos Dendias, Türkiye’nin “birinci ve temel tehdit” olduğunu vurguladı. Dendias, “Bu soru bana defalarca soruldu. Bizim için birinci ve temel tehdidin nereden geldiğini en açık şekilde, sayılarla ortaya koydum” diyerek iddialı bir dil kullandı. Bakan, Türkiye’nin savunma harcamalarının artışını ve bölgedeki askeri faaliyetlerini “direkt bir savaş tehdidi” olarak nitelendirerek, diğer potansiyel tehditlerin ikinci planda kaldığını belirtti.
Türkiye son yıllarda deniz kuvvetleri, İHA teknolojisi ve kara birliklerinde önemli bir modernizasyon sürecine girdi. Bu gelişmeler, Yunanistan’ın adalar üzerindeki savunma altyapısını güçlendirme çabalarını tetikledi. Uzmanlar, Spike NLOS gibi uzun menzilli hassas silahların bölgedeki dengeyi yeniden şekillendirebileceği konusunda uyarıyor.
İki ülke arasındaki tarihsel anlaşmazlıkların yanı sıra, Doğu Akdeniz enerji sahaları, Kıbrıs sorunu ve sınır güvenliği gibi konular da gerilimin artmasına zemin hazırlıyor. Uluslararası gözlemciler, bu tür silahların konuşlanmasının bölgesel istikrarı tehdit edebileceği ve diplomatik çabaların yeniden canlandırılması gerektiğini vurguluyor.
AB ve NATO yetkilileri, Yunanistan’ın yeni füze sistemlerini konuşlandırması konusunda “gözlem altında” olduklarını belirtti. Bazı Avrupa ülkeleri, bölgedeki silahlanma yarışının yükselmesinin uzun vadeli barış sürecine zarar verebileceği konusunda uyarıda bulundu. Öte yandan, İsrail’in bu tip sistemleri satmadaki ticari ve stratejik çıkarları da gündemde yer alıyor.
Gelecek haftalarda, Türkiye’nin bu hamlelere nasıl yanıt vereceği, askeri bir karşı adım atıp atmayacağı ya da diplomatik bir çözüm arayışına girip girmeyeceği yakından izlenecek. Bölgedeki tansiyonun daha da yükselmesi, doğrudan bir çatışma riskini artırabilir ve uluslararası toplumun müdahalesini zorunlu kılabilir.