
9 Aralık’ta Sincan’da yer alan bir ortaokulda, 15 yaşındaki 8. sınıf öğrencisi S.Y.M., annesine küfür ettiği gerekçesiyle aynı okulda öğrenim gören 12 yaşındaki 5. sınıf öğrencisi H.İ.Ü.’yi darp etti. Çarpışma sonucunda H.İ.Ü.’nün yüzük parmağı kırıldı ve dokuları koptu.
Olayı yaşayan H.İ.Ü., “Saldırgan çocuk önceden de benimle uğraşıyordu. O gün anneme ağır küfür etti, ben de ‘annemi sokakta mı buldum’ diyerek bağırdım. Çocuk omzuyla vurdu, yumruk attı ve parmağım kırıldı” dedi. Çocuk, müdür yardımcısı ve müdür odasına yönlendirilse de yardım alamadığını belirtti. “1 saat boyunca acı içinde yalnız kaldım, ruhsal olarak çok kötü hissediyorum” diye ekledi.
Anne Emine Ünal, “Okul müdürü ve yardımcısı bizi odasından kovdu, telefonla argolu sözler söyledi” ifadeleriyle okulun tutumunu eleştirdi. Oğlunun elindeki buz ve kırık parmak nedeniyle hastaneye götürdüklerini, ancak okul yönetiminin hiçbir destek vermediğini vurguladı. “Okul yönetimi ve saldırgan çocuğun ailesi bir kez bile geçmiş olsun demedi” diye sözlerine ekledi.
Mağdur ailenin iddialarına göre, müdür yardımcısı olay gününde aileyi “öğrenciyi almam gerektiğini” söyleyerek sınıfta bırakmış, sonrasında ise kayıtların bozuk olabileceği ve “çocuğumuzun iftira atmış olabileceği” yönünde savunma yapmıştır. Aile, bu tutumun yasal ve ahlaki sorumluluğu ortadan kaldırmadığını, sürecin sonuna kadar takip edeceklerini belirtti.

Uzmanlar, okul içi şiddet olaylarının erken müdahale edilmemesi halinde hem fiziksel hem de psikolojik travmanın kalıcı olabileceğini vurguluyor. Okul yönetimlerinin, benzer olayları önlemek için disiplin politikalarını gözden geçirmeleri ve ailelerle şeffaf iletişim kurmaları gerektiği ifade ediliyor. Ayrıca, yerel güvenlik birimlerinin olay sonrası hızlı bir şekilde müdahale etmesi ve öğrencilerin haklarını koruyan bir ortam sağlaması talep ediliyor.