Tuğyan Gülter’in Cezaevi Günleri! Sürekli Güllü Şarkıları Dinletiliyor

Tuğyan Gülter’in Cezaevi Günleri! Sürekli Güllü Şarkıları Dinletiliyor
Yayınlama: 18.12.2025
5
A+
A-

Güllü’nün Ölümü ve Soruşturmanın Derinleşmesi

26 Eylül 2024 tarihinde hayatını kaybeden arabesk müziğin duayenlerinden Güllü, ölümünün ilk başta kaza olarak nitelendirilmesinin ardından derin bir adli inceleme sürecine girdi. Olay yerinde yapılan detaylı otopsi ve kamera kayıtlarının analizi, Güllü’nün itme sonucu camdan düştüğünü ve bu olayın bir cinayet olduğuna işaret etti.

Bu gelişmeler ışığında, polis ve savcılık baş şüpheli olarak Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter‘i belirledi. Arkadaşı Nur Sultan Ulu’nun itirafı ve Güllü’nün oğlu Tuğberk Yağız’ın aile içi şikayetleri, olayı planlı bir suikast senaryosuna doğru yönlendirdi. Aile üyeleri, miras davası ve Güllü’nün sevgilisi Kervan arasındaki olası husumeti de gündeme taşıdı.

Cezaevindeki İddialar: Şarkıların Sürekli Çalınması ve Yemek Sorunu

Magazin dünyasında sıkça gündeme gelen isim Bircan Bali, tutuklu Tuğyan Ülkem Gülter’in cezaevi yaşamına dair çarpıcı iddialarda bulundu. Bali’nin açıklamalarına göre, Tuğyan dört kişilik bir koğuşta kalıyor ve yemek yemeyi reddediyor. Bu durumun, hem psikolojik bir protesto hem de aile içi travmanın bir yansıması olduğu belirtiliyor.

En çarpıcı iddia ise, yan koğuşta Güllü’nün şarkılarının yüksek sesle çalınması oldu. Bali, “Koğuşun duvarları, Güllü’nün hüzünlü besteleriyle yankılanıyor; mahkumlar adeta bir müzik sahnesinde bulunuyor” diyerek, bu uygulamanın tuzak ya da psikolojik taciz amacı taşıyabileceğini öne sürdü. Yetkililer ise bu iddiaları henüz doğrulamadı.

Gözaltı, Yargı Süreci ve Kamuoyunun Tepkileri

Tuğyan Ülkem Gülter, “annesini kasten öldürme” suçlamasıyla tutuklandıktan sonra İstanbul Cezaevi’nde tutuklu bulundu. Dava dosyası hâlen geniş çaplı bir inceleme aşamasında ve hâkimin ön yargı tutanağında tutuklunun “aile içi şiddet” ve “miras” motivasyonlarıyla hareket ettiği belirtiliyor. Savunma avukatları, müvekkillerinin psikolojik destek almadığını ve haksız bir tutukluluk sürecine maruz kaldığını iddia ediyor.

Bu arada, kamuoyunda Güllü’nün hayranları ve müzik camiası arasında büyük bir öfke ve merak dalgası oluştu. Sosyal medyada #GüllüMirası ve #TuğyanCezaevi etiketiyle binlerce paylaşım yapıldı. Uzmanlar, bu tür davaların aile içi şiddet vakalarını gündeme taşıdığını ve toplumsal duyarlılık gerektirdiğini vurguluyor.

Gelecek Aşama ve Beklenen Gelişmeler

Mahkeme, ön yargı kararını Mayıs 2025 tarihine erteledi ve adli tıp raporu ile tanık ifadelerinin detaylı incelenmesini istedi. Dava sürecinin ilerlemesiyle birlikte, cezaevi yönetiminin koğuş içi müzik çalma politikası da kamuoyu denetimine açılabilir. Uzmanlar, bu tür bir müzik uygulamasının mahkumların ruh sağlığına etkileri üzerine araştırmalar yapılması gerektiğini belirtiyor.

Özetle

Güllü’nün trajik ölümü, aile içi çatışmalar ve miras anlaşmazlıklarıyla birleşerek, Türkiye’nin en çok konuşulan suç davalarından biri haline geldi. Tuğyan Gülter’in cezaevindeki yaşamı ve yan koğuşta çalan Güllü şarkıları, hâlâ merak ve spekülasyonların odak noktasında. Dava ilerledikçe ortaya çıkacak yeni deliller, hem adalet hem de toplumsal hafıza açısından kritik bir rol oynayacak.

Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.