
Hastane tarafından düzenlenen “Benim Hikayem” projesi kapsamında, amputasyon geçirmiş milli futbolcuların başarıları ve yaşam mücadeleleri halka sunuluyor. Bu projenin en dikkat çeken konuşmacılarından biri de Ampute Milli Futbol Takımı oyuncusu Barış Telli oldu. Kendisinin yaşadığı zorlu süreci ve elde ettiği başarıları dinlemek, bedensel engelli bireyler için gerçek bir ilham kaynağı niteliğinde.

4 yaşındayken yaşadığı bir trafik kazası sonucunda sol bacağını kaybeden Telli, “Hayallerimi asla kaybetmedim. Her zaman mücadeleye, azme odaklandım” diyerek, yaşadığı engelin onu durdurmadığını vurguladı. “İlla ki düşeceğiz, kalkacağız. Tekrar ettikçe başarının yolu açılır” sözleri, genç sporculara ve engelli bireylere güçlü bir mesaj verdi.
Futbol kariyerinde “Ampute Messi” olarak anılan Telli, sadece Türkiye’de değil, Avrupa sahalarında da adından söz ettirdi. Avrupa 2.’nci ligi finaline kadar yükselerek, ampute futbolunun en üst seviyelerinde mücadele etti. “Avrupa ikinciliğine kadar uzandım, gol krallıkları, en iyi oyuncu ödülleri, dünya şampiyonlukları, madalyalar ve kupalar kazandık” şeklinde duyduğu gururu dile getirdi. Başarıları, engelli sporcuların ne kadar yüksek bir performans gösterebileceğinin somut bir kanıtı oldu.
Barış Telli, akademik hayatına da aynı özveriyle yaklaşıp Gazi Üniversitesi’ni bitirdi. Formasyon eğitimi alarak antrenörlüğe ve öğretmenliğe geçiş yaptı. “Annemin hayalini gerçekleştirmek istedim. Annem bana hayat hikayemin çok etkili olduğunu ve bu şekilde çocuklara dokunmam gerektiğini söylerdi” diyerek, spor dışındaki misyonunu da ortaya koydu. Geçmişte bir koşu protezine sahip olmanın bile altı yıl sürdüğünü belirten Telli, bu sürecin ona sabır ve direnç kazandırdığını anlattı.
Toplumun engelli bireylere bakış açısındaki önyargılara değinen Telli, “Moral ve motivasyon olarak desteklemek lazım. ‘Ah yavrum gel sana yardımcı olayım’ demektense, ne yapabileceğimizi görmeleri, izlemeleri ve destek olmaları daha kıymetli” ifadeleriyle, gerçek yardımlaşmanın ne demek olduğunu açıkladı. Üniversite yıllarında simit satıp antrenmanlara giderek, yoğun bir programı nasıl yönettiğini ve bu sürecin onun karakterini nasıl şekillendirdiğini anlattı. “Engeli kullanmadığım süreçte insanların bakış açısı da değişti. Sporcu gözüyle bakılması benim için çok kıymetliydi” diyerek, engellileri sadece “engelli” değil, “milli sporcu” olarak görmenin önemini vurguladı.
Barış Telli, şu an da hem sahada hem saha dışı etkinliklerde gençlere örnek olmaya devam ediyor. Ankara Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi’nde yapılan söyleşiler, onun deneyimlerini daha geniş kitlelere ulaştırıyor. “Dünya çapındaki futbolcuları örnek alarak onların videolarını, hayatlarını inceleyip kendi hayatına uyarlarsan başarı geliyor” sözleri, hedeflerine ulaşmak isteyen herkes için yol haritası niteliğinde.
Son olarak Telli, toplumun engelli bireylere sadece sempatiyle değil, eşit bir sporcu olarak bakması gerektiğini, bu sayede daha kapsayıcı bir spor kültürünün oluşacağını belirtti. “Başarı bu şekilde geliyor. Önemli olan pes etmeden, mücadeleyi bırakmadan ve inanarak devam etmek” diyerek, geleceğin engelli sporcularına cesaret verdi.