Sahte Fatura Skandalı: 43 Gözaltı ve 69 Milyon Lira Kamu Zararı

Sahte Fatura Skandalı: 43 Gözaltı ve 69 Milyon Lira Kamu Zararı
Yayınlama: 19.12.2025
2
A+
A-

Hayali ticaret üzerinden 6,9 milyar lira değerinde sahte fatura düzenleyen 43 şüpheli gözaltına alındı; devlet 69,5 milyon lira zarara uğradı, şirketlerin mal varlıklarına el konuldu.

Skandalın Kapsamı ve Soruşturma Süreci

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen geniş çaplı soruşturma, 2020‑2021 yılları arasında hayali ticaret adı altında 6 971 000 000 TL tutarında sahte fatura üretildiğini ortaya koydu. Bu faturalardan haksız KDV iadesi alınarak devlet hazinesine 69 552 000 TL zarar verilmiş olduğu tespit edildi.

Operasyon, mali müşavirlerin örgütlü bir yapı içinde hareket ettiği, şirket kurarak var olmayan ticari ilişkiler oluşturduğu ve bu sahte belgeleri şirket defterlerine yansıtmak için komisyon karşılığında temin ettikleri bir şebekenin varlığını ortaya çıkardı. Şebekenin başında bir yeminli mali müşavir, 25 mali müşavir ve 6 şirket yöneticisi bulunuyor.

Suçun Yöntemi ve Ekonomik Etkileri

Şüpheliler, sahte faturaları kurumsal vergilerde gider olarak göstererek kurumlar vergisi beyannamelerine işlediler ve ardından haksız KDV iadesi talep ettiler. Elde edilen gelir, bir dizi şirket ve şahıs arasında dolaştırılarak para aklama amaçlı bir döngüye dönüştürüldü. Bu sayede suç gelirleri meşru bir ekonomik faaliyet gibi gösterildi, dolayısıyla ekonomi üzerindeki gizli etkileri de derinleşti.

Şirketlere ve Yöneticilere El Konulması

Soruşturma kapsamında, Demir Grup Şirketleri, Cavıtech Denizcilik A.Ş. ve Ses Taahhüt İnşaat A.Ş. gibi büyük ölçekli işletmelerin mal varlıklarına el konuldu. Bu şirketlerin yönetim ve ortakları, sahte fatura düzenlenmesinde aktif rol oynadığı için gözaltına alındı. Toplam 43 şüpheli hakkında hâlihazırda gözaltı kararı verilirken, yasal süreçlerin devam edeceği ve davaların mahkeme önüne taşınacağı bildirildi.

Uzman Görüşleri ve Önlemler

Finans uzmanları, bu tür sahte fatura skandallarının vergisel kaçakçılığın ötesinde, terörün finansmanı ve organize suçların bir aracı olduğunu vurguluyor. Uzmanlar, mali müşavirlerin denetimlerinin sıkılaştırılması, KDV iadesi süreçlerinin daha şeffaf hale getirilmesi ve şirket kurulum prosedürlerinin gözden geçirilmesi gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, kamu kurumlarının sahte belge tespiti için yapay zeka destekli sistemler geliştirmesi, benzer suçların önüne geçebilir.

Gözaltı Kararı ve Yargı Süreci

43 şüpheliye ilişkin gözaltı kararı, Terörün Finansmanının Önlenmesi ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından kesin bir adım olarak nitelendirildi. Şüphelilerin tutuklanması halinde, hem bireysel hem de kurumsal sorumlulukları net bir şekilde ortaya konulacak ve kamu kaynaklarının korunması adına caydırıcı bir örnek teşkil edecek.

Gelecek İçin Beklentiler

Bu skandal, Türkiye’de mali denetim ve vergi sisteminin ne kadar kırılgan olabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Hükümet yetkilileri, benzer vakaların tekrarlanmaması için yeni mevzuat önerileri hazırlıyor ve mevcut yasal çerçeveyi güçlendirmek üzere çalışıyor. Kamuoyu ise, bu tür büyük çaplı sahte fatura olaylarının adil bir şekilde sonuçlanmasını ve sorumluların tam anlamıyla cezalandırılmasını bekliyor.

Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.