
Umre yolculuğu sırasında Mekke’nin kutsal topraklarında bir kadın, Zemzem suyunu yüzüne dökerek anı cep telefonuyla kaydetti ve anlık olarak TikTok hesabına “Umre anı, suyun şifasıyla birleşti” başlığıyla yükledi. Video kısa sürede milyonlarca kez izlenmeye başladı; izleyiciler hem ibadet anının samimiyetine hem de videonun çarpıcı görselliğine hayran kaldı.
Videonun arka planında ise, kadının arkasında duran bir adamın şaşkın ve bir o kadar da mahçup bakışları dikkat çekti. Görüntüler, “arkadaki bakış” ifadesiyle sosyal medyada hızla yayıldı ve birçok kullanıcı bu bakışı “umre ibadetinin mahremiyetiyle çelişen bir an” olarak yorumladı.

Görüntünün internetteki yayılımı, dini duyguların sosyal medya platformlarında ne ölçüde kullanılabileceği konusunda yoğun tartışmalara yol açtı. Birçok kullanıcı, “Kutsal bir mekânda ibadet anını video çekmek ve paylaşmak saygısızlık” şeklinde eleştirilerde bulunurken, bazıları ise “Bu tür paylaşımlar genç nesile dini değerleri tanıtmak için bir fırsat” diyerek farklı bir bakış açısı sundu.
İslam alimleri ve cami yetkilileri de konuya dair açıklamalarda bulundu. “Umre ibadetinin mahremiyeti korunmalı, fotoğraf ve video çekimleri ancak izinli ve saygılı bir çerçevede yapılmalıdır” ifadeleri, konunun hassasiyetini vurguladı. Ayrıca, Mekke İslami İşler Dairesi’nin resmi açıklamasında, kutsal alanlarda profesyonel ekipman ve izinsiz kayıtların yasak olduğu belirtildi.
Bu olay, sosyal medyanın dini yolculukların bir parçası haline gelmesiyle birlikte ortaya çıkan yeni bir ikilemi gözler önüne seriyor. Görsel kültürün yükselişi, ibadet deneyimlerinin paylaşılması ve aynı anda mahremiyetin korunması arasında bir denge gerektiriyor. Uzmanlar, “Dijital çağda dini içerik üreticileri, sorumluluklarını ve etik kurallarını yeniden tanımlamalı” uyarısında bulunuyor.
Olay, hem yerel hem de ulusal medyada geniş yer buldu; bazı haber kanalları olayın video kaynağını ve arka planındaki adamın kimliğini araştırırken, diğerleri ise benzer örneklerin geçmişte de yaşandığını ve bu tip içeriklerin “sosyal medyanın dini mekanları ticarileştirmesi” riskine dikkat çektiği yönünde raporlar yayınladı.