
2025 yılı kasım ayı sonuna kadar İstanbul Boğazı’ndan 36.978, Çanakkale Boğazı’ndan ise 40.874 gemi geçerek toplam 77.852 gemi hareketi sağladı. Bu 11 ayda 401 milyon ton petrol gibi tehlikeli yük ve toplam 911 milyon ton yük taşındı.

Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, geçişlerin %61’i ve %54’ü için kılavuzluk hizmeti vererek 44.601 gemiye destek oldu.
Bu dönemde 193 can kurtarma operasyonu gerçekleştirilerek 611 kişi hayata bağlandı; ayrıca 25 gemi kurtarma başarılı bir şekilde tamamlandı.
Bakan Uraloğlu, 2 acil müdahale römorkörü ve 6 kılavuzluk hizmet botunun teslim edilmesiyle filodaki gemi sayısının 109a çıktığını belirtti.
Son 23 yılda 506 milyon dolar yatırım gerçekleştirildi; bu yatırımların 392 milyon doları deniz araçlarına yönlendirildi. Römorkörlerden elde edilen gelirle 2025 yılında 152 milyon dolar kazanç sağlanarak yatırım 2‑2,5 yıl içinde geri dönüyor.
Teknolojik açıdan, akıntı ölçüm sistemleri İstanbul Boğazı’nda 2017, Çanakkale Boğazı’nda 2024 yılında devreye alındı. Radar sistemlerinin üçü yerli üretime, sekiz tanesi ise ASELSAN tarafından geliştirilecek yeni radarlarla millileştirilecek.
Deniz fenerleri de restore edilerek toplam 488 fenerin 42’si tarihi değerini koruyor.
Karadeniz’de gerçekleşen Kairos tankeri kurtarma operasyonu, uluslararası denizcilik camiasında örnek gösterilen bir başarı olarak öne çıktı. Bakan Uraloğlu, 28 Kasım’da Mısır’dan Rusya’ya seyir halindeki tankerin saldırıya uğraması sonrası 25 mürettebatın güvenli bir şekilde kıyıya getirildiğini vurguladı. Bu operasyon, Türkiye’nin kriz yönetimi ve deniz emniyeti konusundaki üstün standartlarını dünya çapında gösterdi.
Uraloğlu, 2002 yılında 8,9 milyon detveyt ton ile dünya sıralamasında 17. sırada olan Türk Deniz Ticaret Filosu’nun, bugün 53,1 milyon detveyt ton ve 2.203 gemi ile ilk 10’da yer aldığını belirtti. Tersane kapasitesi 550 bin ton’dan 4,79 milyon tona, tersane sayısı 37’den 85e yükseldi. Liman ve balıkçı barınağı sayıları da ciddi artış gösterdi; Aliağa Limanı dünyanın en yoğun konteyner limanları arasına girdi.
Bu büyüme, Türkiye’nin Mavi Vatan vizyonunun bir parçası olarak denizcilikte küresel etkisinin artmasını sağlıyor. Bakan, “Deniz güvenliği, çevre koruma ve yerli‑milli yatırımlarımızı tüm hızıyla sürdürmeye devam edeceğiz” diyerek sözlerini sonlandırdı.