
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, yıl sonu medya toplantısında yaklaşık dört buçuk saat süren bir oturumda, “saygılı davranıldığı takdirde” Ukrayna’dan sonra başka bir savaşa girişmeyeceğini vurguladı.

Putin, Avrupa ülkelerinin Rusya’ya saldırı planları iddialarını “saçmalık” olarak nitelendi ve NATO’yu 1990’da Batı’nın verdiği bir taahhüdü ihlal etmekle suçladı. Bu iddia, eski Sovyet lideri Mihail Gorbaçov tarafından yıllar önce çürütülmüştü.
BBC muhabiri Steve Rosenberg’in sorusuna, Putin “yeni özel askeri operasyonlar” ifadesini sadece Ukrayna işgaliyle ilişkilendirdi ve NATO’nun doğuya genişlemesinde Rusya’nın “kandırılmadığını” belirtti.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 12 Aralık’ta Rusya’nın önümüzdeki beş yıl içinde bir ittifak ülkesine saldırabileceği ihtimalini dile getirmişti. Putin’in açıklamaları, Rutte’nin uyarılarına doğrudan bir yanıt olarak algılandı.
ABD’nin NBC kanalından Keir Simmons, Putin’e Trump’ın barış planını reddetmesi durumunda ölümlerden sorumlu hissedip hissetmeyeceğini sordu. Putin, “Batı ve özellikle Kiev rejimi, Rusya’yı düşman yaratmaya çalışıyor” diyerek, soruya karşılık verdi.
Avrupa istihbarat teşkilatları ise Rusya’nın NATO’ya saldırısının “sadece birkaç yıl uzakta” olduğunu öne sürdü; bu da Putin’in “saygı” temelli açıklamasının arkasındaki olası stratejik mesajı güçlendirdi.
Toplantıda, Rus ekonomisinin sıkıntılarına da değinen Putin, yükselen fiyatların ve 1 Ocak’ta KDV oranının %20’den %22’ye çıkarılmasının toplumsal baskı yarattığını kabul etti. “Çılgın fiyat artışını durdurun!” mesajları, vatandaşların gönderdiği üç milyondan fazla soru arasında öne çıktı.
Putin ayrıca, Merkez Bankası faiz oranlarını %16’ya indirdiğini duyurdu; bu adım, ekonomik istikrar sinyali vermek amacıyla alındı.
Basın toplantısında bazı izleyiciler etkinliği “sirk” olarak nitelendirirken, bir başkası internet kesintileri ve musluk suyunun kalitesizliğine dikkat çekti. Yetkililer ise bu kesintilerin Ukrayna insansız hava aracı saldırılarından kaynaklandığını iddia etti.
Putin, Ukrayna’nın Donbas’ta Rusya’nın hâlâ kontrol edemediği bölgelere geri çekilmesini ve Kiev’in NATO üyeliği çabalarından vazgeçmesini şart koştu. Donetsk’in %23’ünün de dahil olduğu tam kontrol talebi, Rusya’nın jeopolitik hedeflerini net bir şekilde ortaya koyuyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın barış önerilerine “yeni seçimlerin” eklenmesi talebi de Putin’in programında yer aldı; Putin, “seçimler yapıldığında Ukrayna’yı bombalamayı durdurma sözü” verdi.
Karadeniz’deki “gölge filo” saldırıları ve Rus ihracatına etkileri konusundaki açıklamaları, Rusya’nın deniz stratejisini de gözler önüne serdi.
Son olarak, Putin “Birleşik Krallık, Avrupa ve ABD ile eşit şartlarda, karşılıklı saygı çerçevesinde çalışmaya hazırız” diyerek, uluslararası işbirliğine kapılarını hafifçe araladı.