
İran’da yıllardır kamusal alanda başörtüsü zorunluluğu tartışma konusuyken, Eylül 2023’te Kiş Adası’nda düzenlenen maraton, başörtüsü takmadan koşan yüzlerce kadın sayesinde yeni bir dönüm noktasına işaret etti. Kadınlar tişört, tayt ve açık saçlarıyla yarışa katıldı; bu görüntüler, ülkenin çeşitli şehirlerinde aynı anda yayılan protestoların bir uzantısı gibi algılandı.

2022 Eylül’ünde Jina Mahsa Amini‘nin ölümünün ardından ülke genelinde başörtüsü karşıtı protestolar başladı. Bu protestolar, kadınların kamusal alanda daha fazla özgürlük talep etmeleriyle birleşti ve Kiş Adası maratonu da bu sürecin doğal bir uzantısı hâline geldi. Katılımcıların bir kısmı, protestoların devam ettiğini vurgulayan pankartlar taşıdı ve “Bu sadece bir koşu değil, bir direniş mesajı” dedi.
BBC Global Kadın’a konuşan katılımcı Sara (takma isim), “Bitiş çizgisini geçmek, yıllardır süren sınırlamalara karşı bir zafer gibiydi” diyerek duygularını paylaştı. Başka bir koşucu Artemis ise “Yarış sırasında birkaç kez durup ağlamak istedim çünkü her şey bir rüya gibiydi. İnsanlar bizi alkışlıyordu, müzik vardı… Kendimizi çok özgür hissettik” şeklinde duygularını dile getirdi. Bu ifadeler, katılımcıların sadece fiziksel bir yarışa değil, aynı zamanda toplumsal bir dönüşümün içinde olduklarını da gösteriyor.
İran hükümeti, başörtüsü zorunluluğunu ihlal eden kadınlara hâlâ tutuklama, para cezası ve sosyal medya hesaplarını kapatma gibi yaptırımlar uyguluyor. Yüz tanıma teknolojileriyle kadınları izleme ve uyarma sistemleri de giderek yaygınlaşıyor. Buna rağmen, Kiş Adası maratonu gibi olaylar, bu baskılara karşı dayanışma ve direnişi artırıyor. “Her bir adım, devletin uyguladığı kısıtlamalara bir meydan okuma” deniliyor.
Maratonun ardından İran’da başörtüsü karşıtı yürüyüşler ve kamusal alanda daha fazla kadın aktivizmi gözlemlenmeye başladı. Uzmanlar, bu tür toplu eylemlerin kadın hakları mücadelesinde yeni bir sembol haline geleceğini ve uluslararası kamuoyunun dikkatini çekeceğini vurguluyor. Sosyal medya paylaşımları, bu olayın dünya çapında bir farkındalık yaratmasını sağladı ve İran’daki kadınların sesini daha yüksek duyurmasına yardımcı oldu.