
Nevzat Çiçek, Şanlıurfa’da gerçekleşen çalıştayda “Ortadoğu coğrafyasında gazeteci olmak” başlıklı sunumunda, bölgeyi yeterince tanımadan yapılan haberciliğin propaganda aracına dönüşebileceği uyarısında bulundu.

Ortadoğu’nun karmaşık tarih‑coğrafi yapısının, çoğu zaman yabancı ve oryantalist kaynaklar üzerinden yorumlanması, haberciliğin objektifliğini ciddi şekilde zedeler. Çiçek, “Hâlâ Ortadoğu’yu başkalarının yazdığı metinler üzerinden anlamaya çalışıyoruz” diyerek, bu bağımlılığın köklerini vurguladı.
Günümüzde genç gazetecilerin her alanda çalışabilmesi, aslında Ortadoğu gibi uzmanlık gerektiren bir coğrafyada kalite düşüşüne yol açıyor. Çiçek, “Uzmanlığı olmayan gazetecilerin çoğu zaman arama motorlarına bağımlı hale gelmesi, habercilikte derinlemesine analiz yapmayı engelliyor” şeklinde uyardı. Bu durum, haberin hızlı yayılımı uğruna doğruluk payının azalmasına neden oluyor.
Çiçek, Suriye örneği üzerinden tarihsel perspektifin eksikliğini gösterdi: “2011 sonrası Suriye’yi anlatmak başka, Osmanlı döneminden okuyarak anlatmak bambaşka bir tablo ortaya koyar.” Bu cümle, tarihsel arka plan olmadan yapılan haberlerin yanlış yönlendirmelere açık olduğunu ortaya koyuyor.
Ortadoğu, gazetecilerin en yüksek ölüm oranına sahip bölgelerden biri. Çiçek, “Bu coğrafyada haber alma hakkı bilinçli şekilde engelleniyor ve bazı gazeteciler zamanla taraf haline geliyor” diyerek, güvenlik ve tarafsızlık risklerine işaret etti. Ayrıca, El Cezire‘nin bölge haberciliğinde kısmen başarılı bir örnek olduğu, ancak uzmanlık ve saha bilgisi olmadan yapılan haberciliğin manipülasyona açık olduğu vurgulandı.
Çiçek, Ortadoğu haberciliğinde sürdürülebilir bir kalite için yerel uzmanlarla iş birliği, uzun vadeli saha çalışmaları ve tarih‑sosyal arka plan araştırmalarının önceliklendirilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, gazetecilerin kendi dil ve kültürlerine hakim olmaları sayesinde dış kaynakların tek yönlü anlatımlarına karşı daha dirençli bir haber ekosistemi oluşturulabileceğini sözlerine ekledi.
Sonuç olarak, bölgeyi tanımadan yapılan habercilik hem etik hem de pratik açıdan ciddi tehlikeler barındırıyor; gazetecilerin bu uyarıyı dikkate alarak saha deneyimini artırmaları, doğru ve dengeli bir Ortadoğu anlatısının temeli olacak.