
İstanbul’da Çağlayan Adliyesi’nde gerçekleşen altıncı duruşma, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından bir kez daha ertelendi. Mahkeme heyeti, teknik incelemeyi yapan bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olduğuna kanaat getirerek, nihai bir karar verilemeyeceğini belirtti.
Mahkemenin değerlendirdiği rapor, platformun rekabet hukukuna aykırılığına dair kritik bulgular içermesine rağmen, veri eksikliği ve analiz yetersizliği nedeniyle karar sürecini engelledi. Bu yüzden hâkâ tamamlayıcı bir bilirkişi incelemesi yapılması kararı alındı. Ek inceleme sürecine zaman tanıması için duruşma 24 Haziran 2026 tarihine ertelendi.
Duruşma sonrasında TAG kurucusu Oğuz Alper Öktem, Çağlayan Adliyesi önünde toplanan sürücülere seslendi ve “Yolumuza devam ediyoruz” sözleriyle moral verdi. Öktem, mahkeme salonunda yaşananları ve davacı taraf vekillerinin “inanılmaz bir baskı” kurmaya çalıştığını iddia etti.
“Vekilleri kendi yerinden kalkıp hakime hanımın kürsüsüne doğru yürüyerek, el kol hareketleri yaptılar, yazıklar olsun diye bağırdılar” diye açıklama yapan Öktem, bu tutumun “siyasi bir oda seçimi” motivasyonundan kaynaklandığını savundu.

Öktem, yargıya olan güvenini “%100” olarak ifade ederken, “Adalete güvenimiz tam” sözleriyle hâkimin en doğru kararı vereceğine inandığını vurguladı.
Bu davaya, İstanbul Otomobilciler Esnaf Odası, Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu, Birleşik Taksi Şoförleri Derneği ve Türkiye’nin yedi farklı ilinden taksi ve otomobilciler odaları, ayrıca İstanbul ve Sabiha Gökçen Havalimanları’ndaki taksici kooperatifleri de ortak oldu. Davanın temel gerekçesi, TAG platformunun rekabet hukukuna aykırı faaliyetlerde bulunması yönündeydi.
Bu süreç, yalnızca bir hukuki mücadele olmaktan çıkarak, Türkiye’de taksi ve ridesharing sektörünün geleceğini şekillendirecek bir referans davaya dönüştü. Uzmanlar, mahkemenin 2026 tarihli yeni duruşması öncesinde ek bilirkişi raporunun sektörel dinamikleri ve tüketici haklarını da kapsaması gerektiğini belirtiyor.
Öktem’in “Yolumuza devam ediyoruz” mesajı, hem sürücüleri hem de kullanıcıları birleştiren bir motivasyon kaynağı olarak görülürken, davanın seyrinin sektörel düzenlemelere nasıl yansıyacağı merakla bekleniyor.