
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, son haftalarda ünlülerin bulunduğu ortamlarda uyuşturucu ve uyarıcı madde ticaretini hedef alan bir operasyon yürütüyor. Operasyonun son adımında, dünyaca ünlü fotoğrafçı Mert Alaş hakkında da yakalama kararı çıkarıldı. Kararın kapsamına, Kasım Garipoğlu’nun kardeşi Fatih Garipoğlu ve Garipoğlu’nun iş ortağı Gökmen Kadir Şeynova da dahil edildi. “Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti” suçlamalarıyla gözaltına alınan bu üç isim, hâlen kaçak durumda.
1971 doğumlu Mert Alaş, fotoğrafçılık serüvenine İngiltere’de, Londra’da başladı. Kısa sürede Marcus Piggott ile kurduğu “Mert & Marcus” ortaklığı, moda dünyasının kapılarını ardına kadar açtı. Vogue, Vanity Fair, Interview, W Magazine gibi prestijli dergilerde yer alan çalışmaları, onu “uluslararası alanda en çok tanınan Türk fotoğrafçılardan” biri konumuna taşıdı.
Gucci, Versace, Dior, Calvin Klein ve Louis Vuitton gibi lüks markalar, Alaş’ın ışık ve kompozisyon ustalığından faydalandı. Cesur kompozisyonları ve güçlü ışık oyunları sayesinde, modern moda fotoğrafçılığının estetik anlayışına yön veren isimlerden biri hâline geldi.
Alas’ın portföyünde en çok konuşulan projelerden biri, Madonna ile yaptığı çekimdir. Madonna’nın 2023 yılındaki “Rebel Heart” turu sırasında gerçekleşen bu fotoğraf çalışması, hem sanatsal hem de provokatif bir ton taşıyordu. Çekim, medyada geniş yankı buldu ve sosyal medyada “Madonna’yı soyan Türk” etiketiyle viral oldu. Bu etiket, Alas’ın adının halk arasında hızlıca yayılmasına neden oldu.
Operasyonun duyurulmasının ardından, Twitter ve Instagram’da #MadonnayiSoyanTürk etiketi trend oldu. Birçok kullanıcı, Alas’ın sanatsal başarısını takdir ederken, suçlamalar karşısında “gerçek suçlu kim?” sorusunu yöneltti. Bazı magazin siteleri, “Ünlüler dünyasında yeni bir skandal mı?” başlıklarıyla haber yaptı.
Başsavcılık, soruşturmanın “ülkenin en büyük uyuşturucu ticareti ağlarından biri” olduğunu belirtiyor. Yakalama kararının ardından, ilgili kişilerin yakalanması ve yargılanması bekleniyor. Mert Alaş’ın avukatı ise, “Müşterimiz suçlamaları kesin bir delil olmadan reddediyor” açıklamasını yaptı.

Bu gelişmeler, Türkiye’nin kültür ve sanat dünyasının uluslararası arenada nasıl bir baskı altında olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Soruşturmanın ilerleyişi, hem sanat çevrelerini hem de kamuoyunu merakla takip ediyor.