
“Gazze’nin Gazze’liler tarafından yönetilmesi, toprakların hiçbir şekilde bölünmemesi ve yapılan tüm yatırımların doğrudan Gazze halkının yararına olması, Türkiye’nin bu süreçte vazgeçilmez kırmızı çizgileri” şeklinde ifade eden Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bu parametrelerin ihmal edilmesinin barış sürecini tehlikeye atacağını belirtti.

Fidan, Şarm El-Şeyh mutabakatının ardından ikinci aşamaya geçiş hazırlıklarının hız kazandığını, “ilk aşamanın son rehinenin teslimiyle tamamlandığını ve şimdi ikinci aşama parametrelerinin konuşulduğunu” sözleriyle vurguladı. Toplantının, Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye, Mısır ve Katar temsilcileriyle yürütülen üst düzey istişarelerin bir parçası olduğu ve bu süreçte insani yardımların kritik bir başlık olarak ele alındığı belirtildi.
Fidan, “İsrail tarafından devam eden ateşkes ihlalleri, barış planını tehlikeye sokuyor” diyerek, bu ihlallerin ikinci aşamaya geçişte ciddi riskler oluşturduğunu ifade etti. Ancak tüm tarafların ihlallerin önüne geçmek için çözüm yolları tartıştığını ve dört ülkenin arabuluculuk rolünün bu süreçte büyük önem taşıdığını vurguladı.
Türkiye’nin deprem sonrası yürüttüğü 500.000 konutluk yeniden inşa projesi ve çadır‑konteyner barınma altyapısı, Gazze’nin yeniden imarı için bir model olarak sunuldu. Fidan, “Elli bin insanın hayatını kaybettiği büyük bir depremden sonra üç yılda bu kadar geniş bir projeyi tamamladık, bu tecrübe Gazze’ye de aktarılabilir” diyerek, Türkiye’nin inşaat ve barınma konusundaki kapasitesine dikkat çekti.
Toplantıda, Gazze’deki insani yardım ihtiyacının hâlâ çok kritik olduğu ve mevcut adımların yetersiz kaldığı belirtildi. Fidan, kış aylarının yaklaşması nedeniyle daha fazla barınma aracı ve çadır gönderilmesi gerektiğini, Türkiye’nin deprem sonrası biriktirdiği çadır ve konteyner stokunun bu noktada hayati bir kaynak olduğunu yineledi.
Bakan Fidan, Gazze toplantısının yanı sıra, katılan heyetlerin Rusya‑Ukrayna savaşı üzerine de arabuluculuk yaptığını, Amerikan ve Avrupa temsilcileriyle barış sürecindeki son gelişmelerin değerlendirildiğini belirtti. Bu çok‑taraflı diplomasi, bölgesel istikrarın sağlanmasında yeni bir boyut kazandırıyor.