
Hakan Solaker ve Gökay Kalaycıoğlu moderatörlüğünde başlayan programda, Ünal Taylı’nın konuk olması izleyicileri heyecanlandırdı. Taylı, sosyal medyada son günlerde patlak veren “yakalama kararı” iddialarını, gözaltı süreçlerini ve ünlü isimlerin özel hayatına dair söylentileri değerlendirdi.
Taylı, Yusuf Güney’in evinde bükülmüş bir banknot gördüğüne dair yaygın söylentileri “tamamen asılsız” diye reddetti. “Yusuf Güney’in evinde bükülmüş bir banknot görmedim” diyerek, bu tür dedikoduların medyanın sensasyon üretme çabası olduğunu vurguladı. Ayrıca, Güney’in sosyal medya paylaşımlarının son dönemde daha sakin ve kontrollü bir tarzda olduğunu belirtti.
İrem Sak’ın da aynı iddialarla gündeme gelmesi üzerine Taylı, “İki sanatçının da ortalıkta görünmemesi bir tesadüf değil” diyerek, bu durumun arkasında olası bir stratejik plan olduğunu ima etti. Bu yorum, izleyiciler arasında yoğun tartışma yarattı.
Kubilay Aka’nın “Ben içtim” açıklamasına rağmen gözaltına alınmamasını eleştiren Taylı, “Bu süreçteki çelişkiler, adalet sisteminin ne kadar tutarsız olabileceğini gösteriyor” şeklinde bir değerlendirme yaptı. Aka’nın bu açıklamasının medyada büyük yankı uyandırdığını ve kamuoyunun merakını artırdığını belirtti.
Şeyma Subaşı’nın aldığı karara ilişkin tartışmaların ardından, gözlerin televizyon yapımcısı Acun Ilıcalı’ya çevrildiğini dile getiren Taylı, “Acun Ilıcalı bu süreci nasıl yönetecek?” sorusunu izleyicilere yöneltti. Bu soru, magazin dünyasında bir sonraki adımın ne olacağını merak ettiren bir unsur oluşturdu.
Taylı, gözaltı süreçlerinin sadece ünlüleri değil, aynı zamanda “bürokratları da” etkileyebileceğine dikkat çekti. “Bu gözaltıların finalinde bürokratlar da çıkabilir” diyerek, olayların daha geniş bir sosyal ve politik çerçeveye taşınabileceğini ifade etti.
Programın kapanışında, “Başarı kıskançlığı” üzerine konuşan Taylı, “Sizin başarılarınızı kıskanan birisi sizinle ilgili veri toplayıp şikâyet edebiliyor” sözleriyle, magazin sektöründeki gizli rekabeti gözler önüne serdi. Bu yorum, sektör içi veri toplama ve itibar yönetimi konularına dair yeni bir tartışma başlattı.

Ünal Taylı’nın yorumları, magazin dünyasının perde arkasını aydınlatırken, izleyicilere de gündemin nabzını tutma fırsatı sundu. Sosyal medyada yayılan iddiaların gerçeklik payı ve ünlülerin bu süreçte nasıl bir strateji izlediği, ilerleyen haftalarda da merak konusu olacak.