
Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Uğur Gülen, kasım ayı sonu prim üretiminin 1 trilyon liranın üzerine çıktığını ve bu seviyenin 2025 yılı sonunda 1,2 trilyon lira seviyesini aşarak %40’lık bir büyüme sağlayacağını belirtti.

Bu büyüme, enflasyonun %30 civarında stabil kalması ve makroekonomik göstergelerin olumlu seyretmesiyle mümkün olacaktır. Gülen, “Enflasyonun üzerinde bir prim büyümesiyle yılı tamamlayacağız” diyerek sektörel beklentileri vurguladı.
Gülen, 2025’in politika faizlerinin yüksek seyredeceğini, reel faiz getirilerinin ise sektör için güçlü bir destek oluşturduğunu ifade etti. Sigorta şirketlerinin topladıkları fonları TL varlıklara yönlendirmesi, hem sektörel karlılığı artırıyor hem de ülke ekonomisine sabit bir gelir akışı sağlıyor.
Kar Marjları ve Emeklilik Sektörü
Henüz kesin yıl sonu kar rakamları açıklanmamış olsa da, 9. ay sonuçlarına bakıldığında hayat dışı ve hayat emeklilik sektörlerinin sermaye getirileri %40’ın üzerine çıkmış durumda. Bu durum, sektördeki fon biriktirme kapasitesinin güçlendiğini gösteriyor.
2023 Şubat’ta Kahramanmaraş depremleri sonrası sıkışan reasürans piyasasında fiyatların gevşediği, kapasitenin genişlediği belirtildi. Bu, gelecekteki büyük felaket risklerinin daha etkin sigortalanmasını mümkün kılıyor.
Gülen, 2025 sonunda hayat dışı ve hayat emeklilik prim üretiminin 30 milyar dolar seviyesine ulaşacağını ve bu rakamın sigorta penetrasyonunun %2,5’e yükselmesi anlamına geldiğini söyledi. Ancak hedef, 2025’te %2,5 yerine %5 seviyesine çıkmak; yani Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın (GSYİH) %5’inin sigorta sektöründen gelmesi.
Türkiye’de geçen yıl 2,4 trilyon liralık sağlık harcaması gerçekleşmiş; bunun %80’i kamu, %17’si vatandaşlar, %3’ü özel sağlık sigortaları tarafından karşılanmış. Gülen, özel sağlık sigortalarının payının %3’ten %6’ya çıkarılması durumunda hem özel sağlık hizmetlerinin büyüyeceğini hem de kamu bütçesinden 3 milyar dolar tasarruf sağlanacağını vurguladı.
Olası bir Marmara depreminde ekonomik kaybın 350‑400 milyar dolar olacağı, ancak şu an sigortalanmış kısmın sadece 35 milyar dolar olduğu belirtildi. Gülen, “DASK’ın %100 penetrasyonu ve Zorunlu Afet Sigortası’nın (ZAS) hızla yasalaştırılması” gerektiğini söyleyerek, bu tür felaketlerin ekonomik etkisini azaltmada sigortanın kritik rolüne işaret etti.
BES katılımcı sayısı 17‑18 milyon, fon büyüklüğü ise 2 trilyon lira üzerinde. Gülen, %30 devlet katkısının artırılmasını ve TES’in zorunlu hale getirilmesini talep ederek, bu sistemlerin hem güncel ekonomi hem de gelecekteki emeklilik güvenliği açısından hayati öneme sahip olduğunu vurguladı.
Sigorta sektörünün, kamu düzenlemeleri, SEDDK’nin esnek tutumu ve sektörün yalın, yenilikçi ürünleriyle müşteriye ulaşması gerektiği belirtiliyor. Bu üç unsurun aynı anda çalışması, sektörün sürdürülebilir büyümesi için kilit faktör olarak öne çıkıyor.