
Yüksekova’nın yüksek dağlık arazileri, kış aylarında kar örtüsü ve dondurucu sıcaklarla kaplanıyor. Bu doğa şartları, bölgenin başlıca geçim kaynağı olan küçükbaş hayvancılık için büyük riskler oluşturuyor. Besiciler, hayvanlarının hayatta kalması için gece gündüz demeden çalışıyor.
Köylüler, sabahın erken saatlerinde, İran sınırına yakın Değerli köyünün Köycük mezrasında toplanıp, yaz aylarında biçip istifledikleri otları kızaklara yüklüyor. Bu otlar, karın altında kalan hayvanların tek besin kaynağı oluyor. Besiciler, otları karın üzerine sererek, hayvanların iki kez günlük beslenmesini sağlıyor.
Yağışların şiddeti arttıkça, kar kalınlığı bir metreyi buluyor. Bu koşullarda, besiciler hem soğuk hem de kaygan zeminle mücadele ederek, hayvanların ayaklarının donmasını önlemek için ek önlemler alıyor. İşin en zorlu kısmı, otları taşırken kızakların kaymasını engellemek ve hayvanların çamur içinde kaybolmasını önlemek.

Mezrada yaşayan Necdet Kırmızıtaş, “Yaklaşık 300 küçükbaş hayvanımız bulunuyor. Yazın biçip istiflediğimiz otları kışın kızaklarla taşıyarak hayvanlarımıza veriyoruz. Köy genelinde ise yaklaşık 3 bin küçükbaş hayvan bulunuyor. Tüm kışımız bu şekilde geçiyor; hem kar hem de soğuk hava işlerimizi zorlaştırıyor ama mecburuz. İlkbahara kadar hayvanları bu şekilde besliyoruz. Yazın da mera ve yaylalara çıkarıyoruz.” dedi. Hayvan başına düşen ot miktarı ise ortalama 4‑5 kg’ı buluyor, bu da besicilerin taşıma kapasitesini sınırlandırıyor.
Yüksekova ilçesinde küçükbaş hayvan sayısının toplam 12 bin civarında olduğu tahmin ediliyor. Bu hayvanların bir kısmı sadece Değerli Köyü ve çevresinde yetiştiriliyor, geri kalanları ise bölge genelindeki meralarda otlatılıyor. Yerel yönetimler ve Tarım ve Orman Bakanlığı, soğuk kış günlerinde hayvanların beslenmesini güvence altına almak için ek destek programları hazırlıyor.
Besici Erdem Sarıtaş ise “Zor şartlarda hayvancılığı sürdürmeye çalışıyoruz. Yaz aylarında biriktirdiğimiz otları kışın kızaklarla taşıyoruz. Şartlar çok zor ama geçimimizi bu işten sağlıyoruz. Gün boyunca hayvanlarla ilgileniyoruz. Soğuk hava biraz işlerimizi zorlaştırıyor.” şeklinde konuştu.
Bu zorlu süreçte, besicilerin dayanıklılığı ve toplumsal dayanışması, bölgenin hayvancılık ekonomisinin ayakta kalmasını sağlıyor. Uzmanlar, iklim değişikliğinin getirdiği daha sert kış koşullarına karşı tedbirli planlamanın ve alternatif yem stoklama yöntemlerinin geliştirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Yerel halk, kış aylarının sona ermesiyle birlikte, hayvanları yeniden yaylalara götürmeyi ve yeni ot sezonunu beklemeyi umut ediyor. Ancak, iklim koşullarının belirsizliği ve ekonomik zorlukların devam etmesi, besicilerin gelecekte de aynı mücadeleyi vermeye hazır olmalarını zorunlu kılıyor.