
Venezuela Dışişleri Bakanı Yvan Gil ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi arasında gerçekleşen telefon görüşmesi, iki kıtanın ortak dış politika çıkarlarını vurgulayan nadir bir diplomatik temas olarak kayıtlara geçti.
“İkili ilişkilerimizi gözden geçirdik, Karayipler’deki son gelişmeleri değerlendirdik” ifadesi, Gil’in sosyal medya paylaşımından alıntılandı.
Görüşmenin ana gündemi, ABD’nin Karayipler bölgesinde yürüttüğü askeri ve ekonomik baskı politikaları, bölgedeki denizcilik sahası üzerindeki korsanlık eylemleri ve Venezuela’ya ait petrol taşıyan tankerlerin alıkonulması oldu.
Gil, ABD’nin Birleşmiş Milletler Şartı ve uluslararası hukuka aykırı bir tutum sergilediğini vurguladı. “ABD, askeri gücünü tek taraflı olarak kullanarak uluslararası barışı tehdit ediyor” şeklindeki açıklaması, Washington’un bölgedeki eylemlerine doğrudan bir eleştiri niteliği taşıyor.
İran Dışişleri Bakanlığı da aynı mesajı destekleyerek, Arakçi‘nin, ABD’nin Karayipler’deki eylemlerini “uluslararası hukukun temel ilkelerinin açık ihlali” olarak nitelendirdiğini duyurdu. İran, bu bağlamda Venezuela halkına ve seçilmiş hükümetine tam dayanışma sözü vererek, bölgedeki barışa yönelik tehditlere karşı uluslararası toplumun kararlı bir tutum sergilemesi gerektiğini belirtti.
Görüşmenin en çarpıcı kısmı, İran’ın Venezuela’ya her alanda iş birliği teklifinde bulunması oldu. “ABD’nin korsanlık ve terörizmle mücadele girişimlerine karşı, İran her alanda destek sunmaya hazırdır” açıklaması, iki ülkenin stratejik ortaklıklarını derinleştireceği sinyalini verdi.
Bu açıklamalar, Latin Amerika ve Orta Doğu arasında artan jeopolitik bağların bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Uzmanlar, Venezuela’nın Tahran yönetiminden gördüğü tam dayanışmanın, bölgedeki ABD etkisini dengelemek amacıyla geliştirilen yeni bir dış politika stratejisinin parçası olabileceğini belirtiyor.
Görüşmenin ardından, iki bakanın sosyal medya hesaplarından paylaşılan mesajlar, uluslararası medyada geniş yankı buldu ve bölgesel güvenlik endişelerini yeniden gündeme taşıdı.
