
28. Dönem 3. Yasama Yılı’na ait son karar cetveline göre, Komisyona iletilen 27 530 dilekçe arasında askerlik, engelli hakları, çalışma hayatı, çevre ve tüketici güvenliğine ilişkin çok sayıda yeni yasal düzenleme talebi bulunuyor. Başvuruların %85’i e‑dilekçe şeklinde yapılmış, %75’i erkek, %25’i kadın vatandaşlardan geliyor. Bu oranlar, özellikle genç erkek nüfusunun mevzuat değişikliği isteğine işaret ediyor.

Dilekçeler arasında, askerliğini yapmamış evli vatandaşların hizmeti, ikamet ettikleri ilçe ya da yakın bir kışlada gerçekleştirebilmeleri ve bu süre boyunca en az asgari ücret düzeyinde ödeme almaları talebi öne çıkıyor. Bir diğer öneri, bedelli askerlik ücretinde indirim ve muafiyet ya da erteleme kolaylığı sağlanması yönünde. Uzman çavuşların özlük haklarının iyileştirilmesi, askeriyenin nitelikli kadrolarını koruma amacıyla sıkça dile getirilen bir diğer konu.
Çalışma hayatına ilişkin başvuruların belki de en çok ilgi çeken kısmı, haftada 4 gün çalışma sistemine geçiş talebidir. Bu öneri, hem verimlilik hem de yaşam‑kalitesi açısından uluslararası deneyimlerle destekleniyor. Dilekçelerde ayrıca çalışan kadınların çalışma saatlerinin kısaltılması, çocuk 5 yaşına gelene kadar ebeveynlerden birinin uzaktan çalışabilmesi ve doğum sonrası annelik izninin 24 haftaya çıkarılması isteniyor. 2025 yılı içinde doğum yapan annelerin de yeni düzenlemelerden yararlanması vurgulanmış.
Bir grup dilekçede, Anayasa’daki “özürlüler” ibaresinin “engelliler” olarak değiştirilmesi ve engelli bireylere yönelik daha kapsamlı anayasal hükümlerin eklenmesi talep ediliyor. Özellikle işitme engelli bireylerin motorlu taşıt alımlarında ÖTV muafiyetine dahil edilmesi ve engelli kamu görevlilerinin isteği dışında yer değiştirmelerinin kanunla güvence altına alınması öne çıkan maddeler.
Çevre ve sağlık konularında, tehlike arz eden ırk köpeklerin beslenmesine yönelik cezaların artırılması, çevreyi kirleten davranışlar ve sigara içme yasağına daha caydırıcı yaptırımlar isteniyor. Kafe ve restoranların açık alanlarında sigara içilmesinin tamamen yasaklanması talebi de dilekçeler arasında yer alıyor. Ayrıca, 112 Acil Servis hattına ait anlık mesajlaşma uygulaması hesabının tahsis edilmesi talebi, acil durum iletişiminde dijitalleşmeye işaret ediyor.
Dilekçe Komisyonu, incelemelerinde bu taleplerin büyük kısmının yeni bir kanun ya da mevcut kanun değişikliği gerektirdiğini belirtti. Anayasa ve TBMM İçtüzüğüne göre, kanun teklif etme yetkisi milletvekillerine ait olduğundan, bu başvurular Komisyon tarafından doğrudan görüşülemeyecek. Ancak vatandaşlar, TBMM’nin resmi internet sitesindeki kanun teklifleri bölümü üzerinden süreci takip edebiliyorlar.
27 530 dilekçenin büyük bir kısmı, Türkiye’nin sosyal ve ekonomik yapısında köklü değişiklikler yapılmasını öngörüyor. Uzmanlar, bu taleplerin bir kısmının hâlihazırda Avrupa Birliği normlarıyla uyumlu olduğunu, ancak kanuni zeminin güçlendirilmesi ve siyasi iradenin sağlanması gerektiğini vurguluyor. İlerleyen dönemlerde bu dilekçelerin bir kısmının yasa tasarılarına dönüştürülüp dönüştürülmeyeceği, TBMM’nin gündeminde yakından izlenecek.