
ABD’de alınan tek bir mahkeme kararı, Elon Musk’ın servetini adeta uçurdu. 16 Aralık’ta 600 milyar dolar olan net varlığı, 21 Aralık itibarıyla 749 milyar dolara çıktı. Bu 149 milyar dolarlık sıçrama, son altı gün içinde gerçekleşti ve Musk’ı dünyanın en zengin insanı konumunda sabit tuttu.

Kararın kökeni, 2018 yılında Musk’a tanınan ve daha önce iptal edilen 56 milyar dolarlık maas paketine dayanıyor. Delaware Yüksek Mahkemesi Yargıcı Kathaleen McCormick, alt mahkemenin “aşırı” bulduğu bu iptal kararını bozarak, paketinin hâlâ geçerli olduğunu belirtti. Mahkeme, iptal kararının yalnızca “açıkça gerekli” durumlarda uygulanabileceğini vurguladı ve Musk’a 1 dolar sembolik tazminat ödenmesine hükmetti.
O dönemde Tesla hisseleri yükselmeye devam ederken, 56 milyar dolarlık maaş paketi hisselerin değer artışıyla birlikte 100 milyar doları aşmıştı. Mahkemenin bu kararı, paket üzerindeki hukuki engelleri kaldırarak Musk’ın hisseler üzerindeki kontrolünü ve dolayısıyla servetini dramatik biçimde artırdı.
Karar sonrası Musk, sosyal medya platformu X’te “Şirketinizi asla Delaware eyaletinde kurmayın” diyerek Tesla’nın Texas’a taşınma planını teyit etti. Geçen yıl haziran ayında hissedarlar, hem iptal edilen maaş paketini hem de şirketin Texas’a taşınmasını onaylamıştı. Ancak Yargıç McCormick, aralık ayında yapılan oylamaya rağmen aynı kararı tekrarladı ve paketin iptalini sürdü.
Finans analistleri, mahkeme kararının Tesla hisselerine kısa vadeli bir itki sağlayacağını, ancak uzun vadeli sürdürülebilirlik açısından şirketin operasyonel performansının belirleyici olacağını vurguluyor. Bazı uzmanlar, bu tür “hukuki sürprizlerin” hisse değerleri üzerindeki etkisinin geçici olabileceğini, ancak Musk’ın kişisel serveti üzerindeki etkisinin ise kalıcı olduğunu belirtiyor.
Delaware Yüksek Mahkemesi’nin kararı, Elon Musk’ın finansal manzarasını yeniden şekillendirirken, Tesla’nın stratejik hamleleri ve yeni ürün lansmanları da yatırımcıların radarına girmeye devam edecek. Uzmanlar, önümüzdeki çeyrekte Musk’ın servetindeki artışın daha da hızlanabileceğini, özellikle Tesla’nın yeni nesil elektrikli araç ve uzay teknolojileri projelerinin başarısına bağlı olduğunu öne sürüyor.